gitmek...
sevdanın tortuları kalır yürekte
demlenir yalnızlığa
gitmek...
sevdanın yarasına tuz
Belki başka bir şehirde
Bir gün, ansızın seninle
Rastlaşırız sokak ortasında
Hem de günlerden cumartesi
Durur zaman, güneş en tepede
Durur mu hâlâ kurumuş çiçekleri sakladığın kitapların?
Başucunda bir tane, sehpada biri ve balkonda...
İntihar gibi okuyor musun sevda şiirlerini
Hani çayına katık ettiğin sigaraların vardı
Ve ardı ardına yakarken kaç şiire ruh verirdin?
Hâlâ içiyor musun yıldızlı gecelerde.
gelmeyecek!
ben sana çay demleyeyim
sigaramızı katık ederiz
bir de türkü söylerim
sen de unutma ama
mevsim yağmurlu
hatta geceler uzun
ve üşürüz
....
nedense
içimize bir soğukluk girdiğinde
İstanbul gibiyim bugün
Her yanım yalnız kalabalıklar
Denizim asi ama suskun
Bin yıldır ağlar sokaklarım
Kaldırımlarında umut doğurur martılarım
Ve gülüşüyle bir yosma
düşünme!
belki bir gün
belki de yıllar sonra
toprağına düşer
yanında filizlenirim
ve neredeyse bulunduğun yer
susmaktır kış
en duru halimiz
en saf, en beyaz
örtünüp yalnızlığı üzerimize
tomurcuklara gebe kalmaktır
yıldızların ışığı
düşene dek masmavi eteğine
sen bir kuğusun yedi tepe içinde
ellerim değse, uzansam yanına
bir an cennet olur, açılır tüm sema
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!