Huzuru bol gülümsemesinde, öylece çakılıp kalakaldığım
Gözlerinde sabah güneşi boy verirken gördüğüm
Bahar, yaz gibi yanaklarından
Umut, şefkat çiçekleri
Ateşten goncalar
Güller açan
Bildiğimden değil bilmediğimden olmalı
Seni dişlediğimde
Kanı
Dişlerimden sızan
Eti
Tırnaklarımda kalan
Yolu yanlış, dili sivri…
Her bir kelâmı ağı, ateş!
Her bakışı suç,
Yaşantısı hile,
Midesi haram,
Cebi dolar dolu,
Haberdar ol, kaçıyorum uzaklara
Vadilerde düşe-kalka yürüyorum
Buruk bir acı sardı benim içimi
Ardıma bile bakmadan gidiyorum
Bana “dur gitme” diyenler mi var sanki
Bu düzenden bu devrandan bu gidişattan
Sürüp giden şu dehşetten
Dayatılan esaretten
Zulmü alkışlayanlardan
Emeğe saygı duymayanlardan
Sevgiyle yoğrulmayan yüreklerden
Virane gönlüm hep ağlıyorum
Şu rezil düzende sürünüyorum
Bendeki şu çile, acı dağlar kadar
Derdim çok, günden güne eriyorum
Şu cahillere söz diyemiyorum
Karanlığı yırtıp atan bakışların, vazgeçilmez bir sevda
Vazgeçilmez bir nefes
Ve
Bir tutam umuttur
Bende
Yol görünsede
Güneş doğsun ellerine,
Işık düşsün gözlerine,
Keder, tasa görmeyesin;
Umut dolsun yüreğine.
Aydınlasın tüm zamanın,
Gecenin parıldayan çoban yıldızı
Şafak inatla
Düşmüyor sabaha
Sanki kabahat mi?
Karanlık
Hoşlansa hoşlanmasa da
Kimi mirdir kimi paşa
Kim beydir kimde ağa
İşçi olmuş çağdaş köle
Hele bakın şu garip çağa
Köylü düşmüş derdine




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.