Koyun sürüsü değilsin
Çobanın ardından gidesin
İnsan olduğunu unutma
Değerini yitirmeyesin
Sen ne kul sen ne kölesin
Mehtabı, kapkara bulutların derinliğine gizlenmiş
Uykusuz kaldığım, keder dolu
Bu becenin orta yerinde
Yaprak dökümü bol
Çoktan
Ördekleri
Olmuyor kirvem hiç böyle olmuyor
Güçlü zayıfı yerde sürüklüyor
Firavunlar, Nemrutlar çoğaldıkça
Birileri şiddeti körüklüyor
Halkı sömürenler doymak bilmiyor
Bırakalım hanı, köşkü, sarayı
Defedelim halkı saran belayı
Cennet, cehnem boş laflardan ibaret
Gül- gülüstan edelim tüm dunyayı
Gezelim Muş’u, Sivas’ı, Konya’yı
Gün daha ağarmaya başlar başlamaz, her seher vakti ekmekte, aştasın;
Karanlığı aydınlatarak uyanan
Düşlerin
En derin
En koyu yerinde.
Saçı dağ çileği kokan,
Zonklayan, bitip tükenmeyen çok sancılar sabahladı
Vücudun çıplaklığına, güneş teni
Toplum sevgisi görmeyen
Efkâr, efkâr renkleri üzerinde kuruyan
Çok baharlar kanadı koynunda
Sabahlara kadar
Ey divane böbürlenip çağlama
Geçitleri, köprüleri bağlama
Dokunma yaşama, cana, canlara
Zalimleşip yürekleri dağlama
Umutlanma boran sana yol vermez
Bir bulut sardı dünyamı, kasırga vururken her bir yana
Ellerim kelepçede, bedenim zincirde
Zulmün karanlığı her zaman
Yaşam öldürüyor
Merhametsiz yürekler
İdam
Ak dağlara yeller değdi
Kar eridi bahar geldi
Geldi geçti bir kara kış
Tohum kabuğunu deldi
Topraktır, bereket dolan
Tu rûmeta gelê me yî welat ê me axa me
Evîna min şiwîna te tu qesra dilê me yî
Tu çiqilê gulanî ronahîya roja yî
Tu roja me gela yî welat ê me Kurda yî
Ez qurban ez gorî te xwestina me welat e




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.