Haydi uyan, uyan karanlığın kalbinden süzülen gün ışığı
Sabahın sinesine
Dökülen aydınlık
Çoktan çilemeye başladı
Gülpembesi yanağından
Umut
Zengin mutlu, emekçi aç, perişanken
Ülkede dört bir yana zalimler doldu
Şu koca dünyada hak, huzur olmazken
Emir-ferman, buyruk padişahın oldu
Adına “Dünya” dediğimiz gezegende
Bir gün senden evvel göçer gidersem
Can, bilmem o gün ben ne edeceğim
Sakın "gitme deyip" yüzüme bakma
O gün bedenimde tükeneceğim
Bir gün senden evvel göçer gidersem
Kela germa havînê ye
Her der qeliya ye
Her der dûman e
Dîsa li ser Êzîdî’yan
Xişma Misilman’an e
Êrişa İŞÎD’e
Yıllardır kor ateş olan sönmeyen bir sevda yığınıyız ikimiz
Bir özgürlük türküsüdür dilimizde dolaşan
Yüreğimize süzülen
Gökyüzü maviliğinden
Yeşeren
Hasretini çektiğimiz
Yine seni düşünüyorum seni, mimoza kokan tenini
Yıldızlardan yoksul, karanlığı bitmeyen
Paslı demir parmaklar ardında
Zoru yaşadığım şu zindanda
Yalnız kaldığım
Gecelerde
Her sabahın şafağından
Gözlerine sığınan
Aydınlığa
Sana
Hayran kalan yüreğime
İmrenen zaman hiç yok gibi geliyor bana
Bereketin Tanrıçası Kibele kadar güzel olan, yeniden diriliş
Rüzgârla savurulan saçların
Savaşlara şahitlik etmiş
Halklara umut olmuş
Dilek olmuş
Yurt olmuş
Keça min haydê bîne
Pertûka me de hîne
Ez ketim ber bextê te
Birê xwe re bişîne
Keça min zîndan dûr e
Kadim dostum ne olur, gel kaçma benden
Sen hiç anlamıyor musun sözden, halden
Bendeki şu yara bir hançer yarası
Çığlık düştü yüreğime her dilden




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.