Osmaniyan gund hilweşandin
Şûr kişandin û dil êşandin
Bêbextîya Rom’a Reş’e
Gul bi gulac hatin weşandin
Dem û zeman zehf xirabûye
Lo dilo dilêmine bêkêf
Dîsa qir li me re rewa ye
Derdê me kula me zehf coşe
Me birçîbûn e me xela ye
Dilo dîsa kozir dibare
Ellerimiz kelepçeli dehlizlere koydular
Çektiler hepimizi işkenceye aldılar
İnançlar yüreklerde, düşünce beyinlerde
Özgürlük tutsakları hep marşlar söylediler
Biz biriz Hitleri, mitleri, zalimleri
Yamaçlarına kaysı, vişne ağaçları yayılmış Kağızman’a
Birde bahara öykünen
Yüzünü ilmek ilmek
Yüreğime nakşettiğim
Yarın
Masum bakışlarına
Bırakmayın artık sevgiler, duygular tükenmesin
Yürekler, vicdanlar asla körlenmesin
Hoyrat ellere fırsat vermeyelim
Papatyalar, gelincikler
Menekşeler dalında kalsın
Her bebek anne kucağında
Gözlerdeki bitmeyen buğudan, sisten
Yedi iklim süregelen
Hak gaspına uğrayan
Mağdurların gamını, derdini gördüm
Süregelen sömürü düzeninde
İşçilerden
Bir kez değil, bin kez parçalanıp dağıldım
Her nehirden akan kanım
Pus tutan
Gözlerimde birikmişken
Hiç düşünme beni
Toprağa düştüğüm yerde
Bir yanında başı görkemli Cilo
Diğer bir yanından Kırık dağı
Yaşam sevdalısı
Şimdi şafak vakti
Hiçbir güç yenemez seni
Çünkü kavgan haklı
Yeni bir Newroz’un mujdecisi olan,
Uyanan ilkbaharın dörtnala gelişi!
Özgürlük dolusu muhteşemliğiyle,
Dağları çiçeklerle donatacak özüyle.
Hiç yanıltmadılar şu dağlar bizi,
Gün ışığına koşuyorum
Şafak süzülürken
Dağlara
Bayırlara
Yaylalara
İçimdeki karanlığı




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.