Kalleş felekten hiç rahat yok bana
Yıllardır hep acı veriyor bana
Bende ne tat kaldı nede güç-kuvvet
Yaz, bahar dört mevsim her gün kış bana
Şu şehrin üstünde kara bulut var
Şu kocaman olan dünyayı çevreleyen, göğün masmaviliği
Direnişin tarihi yazılan yerde
Şerham şerham
Yıkılırken
İşgal altındaki
Mezopotamya’ya
Soframda kırmızı şarap bulunsun
Yanında biraz küflü peynir olsun
Bırakın kadehim iyice dolsun
Umutlarım filizlenip yeşersin
Saki doldur kadehimi ne olur
Güller ektim yollarına
Beni al o kollarına
Hilal kaşların çok güzel
Ak düşmesin saçlarına
Her şehirde bahçeler var
Ah annem ne çok kötüydü o gücük
Başımdaki tüm bitler üşüyordu
Soğuktan hep içim, dışım titrerken
Ayağımdan çarığım düşüyordu
Çoktan o sıcak bahar, yaz geçmişti
Dökülürken ömrümden yeşermeden yapraklar
Anladım ki sevgi denilen kutsal şey
Bu ülkede bir büyük yalanmış
Çiçekleri
Gülleri
Dalından koparanlar
Bir baykuş çıka geldi tünedi mor bağıma
Ne yol ne yordam bilir, bilmez seven gönüllü
Yar bilmez, gül tanımaz yüreği bir taş gibi
Göz dikti bülbüllere oy bana vaylar bana
Yel esti deli dolu bahçemi yıktı, geçti
Ucsuz bucaksız umuda , özlenen masmaviliğe koş
Rehvan yürüyen bir kısrak edasıyla
Hızla
Toprağa saçtığın
Güneşe şevkle
Ulaşmaya çabalanan
Heyhat! Kızılca kıyamet koptu, göğün direği hepten çöktü
Artık gece suskun gece dilsiz değil
Gece ağlayarak yaşanan zulme haykırıyor
Artık mertlik öldü, insanlar birbirini boğazlıyor
Maalesef kafa kesmek moda, yaşam çoktan rezil oldu
Ümmetçi, hırsız güruh “ Allah bismillah” diyerek kol kola yürüyorlar
Bir mezarlığın kıyısında
Al- beyaz güller arasından
Topraktan sıyrılan
Güneşle cilveleşen al gelincik
Bahar’a vuslat yolculuğumda
Bir Mayıs sabahı narin endamına nail oldum




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.