Ürkütmesin seni,
Rüzgarın sesi,
Uçsuz bucaksız okyanus,
Gönlünde ihaneti yaşatan
serseri;
Kalbine taht kurması Afrodit’in,
Biyolojik plazma bedeni…
Ben değil miydim; dün gecede gökte kayan yıldız,
Aldırmadan yatakta bıraktığım siluetime,
Hallerden hallere giren o poliyanacı.
Tanrım şahit; Onun huzurunda arınmıştım tüm kötülüklerden,
Ant İçtim sözümü tutmaya…
İçimdeki sen… Sana söz!
Tanrı şahidimdir ki,
Ant içiyorum,
Bir yemin varoluş adına,
Bir elim kalmış,
Zamanın bir yerinde,
Ya diğer elim,
Hangi zamanda yaşar.
Sağ elimin parmakları,
Üşümekte, donmakta adeta,
İnceden inceye…
Vakit barındırır özünde, acının ton rengi gerçekleri,
Sığdırır dakika ve hatta saniyelere,
Anda öyle enteresan olaylar gelişir ve depreşir ki,
O an;
Takip etsen ay ışığında,
Carl levis‘den hızlı da olsan,
Kezzaptan da keskin olsan,
Uçabilsen kuş gibi,
Yakalayamazsın onu.
Hissedemediysen geçen zamanı,
Günahkar aciz kulunu affet Rabbim…
Bismillahirrahmanirrahim…
Sınırsız hiçliğin yaratıcısı yüce Rabbim,
Sen ki;
Ak ile karanlığı ayırdın,
İnceldiği yerden kopacak ruhumun feri…
Korktuğun ne varsa sığmış,
Misal;
Birlerce nefesin sığmış bir yaşama,
Gün sığmış yirmi dört saate,
Kabul buyursa yüce rabbim,
Bir saniye tereddüt etmeden,
Bağışlarım canımı.
Uğrunda yanmak dahi
olsa cehennemde,
Kırpmadan gözlerimi,
Kor uyanır geceler…
Bir gece düşün ki;
Bir başına yanıp,
Kor da kavrulup,
Bir başına düşünde kül olduğun...




-
Mehmet Aydemir
-
Mehmet Aydemir
-
Mehmet Aydemir
Tüm YorumlarEy silueti olduğum...
Vakit içinde;
Yaşam denen bir muammaya sığınan,
Alıp vermek arası ilişkiler değil mi?
Hareketi esas alıp; seni var eden…
Bağlanmıştın oysa şahdamarına;
Uçsuz bucaksız ihtimaller denizin balığı,
Ne altında mutlu olabildin, ne üstünde
Geçer Ömür dediğin;
Rabbim insana yaşamı bağışlamış, en özelini vermiş, en kıymetlisini kendinden olanı vermiş ve içinie koymuş…
Toprağı kanla canlandırmış, can katmış, çoğalması için su vermiş bir nefeslik ve emretmiş günü geldiğinde emanetimi alırım diye…
Evet, geçer ömür dediğin; ...
Kaçamak Tat…
Bugün yorgunluk süzülüyordu gözlerimden,
Gözkapaklarım ağırlaşıyordu sinsice,
Kahvenin tadı ile ayakta kalıyordum,
Tam o anda senin o gözlerin deydi gözlerime…
Bir irkilme,
Bir uyanış,
Bir usulca dokunuşla,
Bir yeşil değmişti gözlerime… < ...