Güzelsin tazesin hem de mahmursun
Gönlü ferahlatan bir düş gibisin
Kuytulukta açan al tomurcuksun
Gamı serden silen gülüş gibisin
Acıyı bal eden tılsımlı elsin
Gözlerin kızıl bir şafak
ellerinde umudu çaresizliklerin,
Gel, yangınlar çıkartalım
bağrında kalabalık günlerin
Sarsılsın tanrıların sarayları,
Dökülsün yaldızlı şatafatı
Yormasın zahmeti hiç bir an
ne duygularını
ne düşüncelerini
ve ne de bedenini
geride kalacak olan yollarda
kahrolası vefasızlıkların,
Şimşek gibi saplandı
bir karanlık keslin düşünce
merkezine beynimin,
Dağlarda fırtına... bora
denizlerde tsunami
Söküp attı uykularını
Bir kayıp cennet gibi kaldı anısı içimde
Dumanlı dağlarının eteğindeki o minik şehrin...
Nedendir bilmez kimsecikler,
ve ne zaman anılsa adı
sızlayıverir başı
yanık yüreğimin...
EFSANE GÜLÜ
Duygulanıp taşıyorum allı gül
Dalga dalga
kan köpüklü fırtınalarda
ve çarpa çarpa
Loukanikos öldü
başım döndü ilk önce
çöktü içimde binalar
gözlerimden iki damla
kanlı yaş döküldü...
Dün gece düşe yattı yüreğim
kanatlansın diye duygular
bir bitimsiz sevda serüveninde
karanlıkları parçalayarak
al kanatlı ışık atlılarıyla aşkın...
Sevda yüreğimde hicrana döndü
Beni doğduğuma pişman eyledin
Bitirdin ömrümü ışığım söndü
Beni bana tümden düşman eyledi
Doğru yaptığıma eğridir dedin
Hükmü yok güzelim
senin esrik öfkenin
gönül dünyamda,
Bırakmaz kapısından içeri




-
Nazlı Nalçacı
Tüm YorumlarİYİ OLUR HERKEZE UYGULANIRSA..........