Fırtınalı denizler gibisin
dalgalıdır iklimin her zaman,
Durulmak bir türlü yakışmaz
gelip oturmaz sükunet bakışlarına.
Göklerinde şimşekli bulutlar,
Yağar tipi
Ben yapayalnızdım kendi duygularımla
O yapayalnızdı kalabalıkların arasında
Yapayalnızdık ikimiz de,
Dışımızda bize yabancı bir dünya vardı
İçimizde bizim olan bir dünya
yetip de artıyorduk kendi kendimize...
Yüreğimin başında
paslı hançer gibi saplı bir sancı
Kulaklarımda takunya takırtıları
kanlı kılıç şakırtıları
ve bütün güzellikler
bin beşyüz yıllık
-Fadime anaya
Hep öyle görürsünüz onu
elinde bir devrimcinin resmiyle
her zaman her yerde
bütün gösterilerde
BUGÜN
Kaldı geride ekran sayfaları
muhabbetler, gülücükler, kavgalar,
Umutlar kaldı küçücük, basit
umutlar ki yaşanması
BİR DOLMUŞ DURAĞINDA
Silik bir çizgi gibi belirsizleşti
belleğimin ufkunda
geçmiş günlerin bütün izleri
ve ne varsa geleceğe dair
Yarım yüzyıldır
mistik bir armağan gibi
sakladım kalbimin
derinliklerinde seni.
Ve ilk kez
hüzünlenerek değil
BİR SEVDA EZGİSİ
Bir sevda ezgisi söylüyor
yürekte kabaran duyguyla
Gönlünü rüzgarlara vermiş
gül kokulu sabahlarda...
Bir sabah uyanacaksın
yıllar sürmüş derin bir uykudan,
Silinip gitmiştir çoktan
tozlu sokak gürültüleri şehrin
kulaklarında yalnızca
bahar kuşlarının sevdalı şakıyışları
Dikensiz gülün kokusu olmaz
Ben seni sevdim, dikenini de
Yarin dikeni yara bırakmaz
Ben seni sevdim, dikenini de
Yüreğim yasın dağıtan seldin




-
Nazlı Nalçacı
Tüm YorumlarİYİ OLUR HERKEZE UYGULANIRSA..........