Gülüşler biriktiren bir kadın vardı...
ceplerinde papatyalar taşırdı bazen...
bazen de kırmızı güller…
Sanki dünya onun omuzlarına değil de...
avuçlarının içine konmuştu hafifçe...
Sokakta gördüğü kedilere konuşur...
yağmurdan sonra açan gökyüzünü sever...
cam kenarında çay içerken...
hayatı sessizce öperdi gözleriyle...
Dostlarını çok severdi o kadın...
Birinin yüzü düşse...
kendi kalbinden bir parça koparıp...
gülüş diye bırakırdı önüne...
Herkes onu “neşeli kadın” diye bilirdi...
Çünkü o...
acısını bile...
başkalarının üzülmeyeceği şekilde yaşayanlardandı....
Birisi ona...
“İyi misin?” diye sorduğunda...
hiç düşünmeden gülümserdi:
“İyiyim.”
O kelimeyi o kadar çok söylemişti ki...
bir süre sonra kendi bile inanmak istedi...
Ama geceleri…
işte geceleri başka biri olurdu...
Makyajını değil...
gücünü silerdi aynanın karşısında...
Ve herkes uyuduğunda...
içindeki fırtınaların sesini duyardı...
Bir deniz vardı içinde...
kimsenin görmediği kadar karanlık...
Dalgaları kıyıya değil...
kalbine vururdu sessizce...
“İyi değilim,” demek isterdi bazen...
"Iyi değilim işte"...
“Çok yoruldum…”
“Biraz da beni sevin…”
“Biraz da ben ağlayayım…”
Ama diyemezdi....
Çünkü o...
başkalarının yükünü taşımaya alışmıştı da...
kendi acısını kimsenin avuçlarına bırakamıyordu...
Bir gün dostları yine güldü...
masalar kuruldu...
çaylar içildi..
kahkahalar yükseldi ...
O da güldü herkesle birlikte...
Ama kimse fark etmedi...
en çok gülen insanın...
gözlerinin altında...
sessiz bir yas taşıdığını…
Ve o kadın yine eve döndü gece...
Elbisesinden mutluluğu çıkardı usulca...
saçlarından kahkahaları topladı...
Sonra karanlığın ortasında...
kendine bile söyleyemediği bir cümleyi
içinden fısıldadı...
“Ben herkesi mutlu ettim…
peki beni kim fark edecek?”
Kayıt Tarihi : 29.05.2026 00:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!