Yarınlarım ezelden belli
Dost elinden ben sürgünüm
Çıkıp mahabbet meydanında
Hisseyi payımızı aldık biz bugün.
Çekerim belâyı gönül yarama
Yarınlarım ezelden belli
Dost elinden ben sürgünüm
Çıkıp mahabbet meydanında
Hisseyi payımızı aldık biz bugün.
Çekerim belâyı gönül yarama
Yıkasın benimi kavim gardasım
Zehirdir muhanetin ekmeğı dahî aşı
Feleğin elinden döndüğüm göz yaşı
Silip de geçerim dost senin için
Hazan vurdu gönül bağıma gülüme
Söz verdim kendime vefasız için
Bambaşka düşler kurdum, oImadı
O sessiz ayrılışın , o vakarsız göçün
Sebebini kamillere sordum oImadı
Kızdım kendime küstüm nedır diye
Çileli bahdimin gonca gülü
Yok mudur sevdanın çaresi
Ahh hasretin yağıyor üzerime
Bu yokluğun hazin hikâyesi....
Yok mudur ecelin bir çaresi
Sizin yürüdüğünüz yollarda
Bil ki bizim izlerimiz var
Şeriat tarikat usül erkân
Bil ki bizim desturumuz var
Meydana gelir poz verirsiniz
Yürü yalan dünya yürü
Aha geldim aha gidiyorum
Kalıpta eğlenecek değilim
Akıbeti harap olan dünya
Kimini güldürdün kimini ağlattın
YÜZÜN RAHMET KAPISI
Yüzün rahmet kapısı, aşka tarif yazdıran
Evvel ahir madenisin devri çarkın efendim
Baharım ufkunda ne gizli leyni naharın
Adımı ferhata salar yakar narına beni
Zamansız dökülen yapraklar gibi
Toprağına ister isen sarılırım yâr
Sen gecemi aydınlatan ay ışığı
Ben ise sararmış buğday başağı
Çocuk muyum neyim bilemiyorum
ZOR BELÂ
Doldurdun hatıralarla gönül köşelerimi
Aşk'ın içinde boğuldum şu duruşun yeter.
Aramıza girmiş olsada hasretin
Bitirdim artık hasretleri bendeki vuslatın yeter




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!