Özünden bâhaber bolğan kişi, insân-ı cânâdur,
Ki cânâ bolğan insânlar, olâr merd-i ma’nâdur.
Hakk’dan başkasın bilme cümlesi anıng zuhurıdur,
Tamamı cümle-i ekvân heme a’lâ vü ednâdur.
Huzur ve sükunet sarmış dört bir yanı Gecenin yakamozunda nefes'in nefesimde
Ardımda bıraktığım hatıraları savuruyorum
Ey yar gözlerin gözlerime saklanmış kalmış Puslu bir sabahın ortasında yapayalnızım...
Dünya kendi başına bir kaos yıkık dökük..
Maskeli insanlar sokaklara dağılmış... Birde senbak sahte yaşanmışlıklar peşinde
Rıhlet etdi kâmil mürşid, dehşet-i zindân imiş,
Vuslat-ı Hakk’a erip, ten mülkü bir vîrân imiş.
Bâğ-ı ilm ü mârifet gark-ı hazân oldu seher,
Ağlasın çerh-i felek, dökülsün bu şeb dîde-i ter.
Kiminde doğarsın kiminde batarsın
Güneş değilsin lâkin nurun var.
Yeşil duvağın örtüdür göze
Yine bana gel can dermisin?
Nasıp olsada varsam kapına
Kiminde doğarsın kiminde batarsın
Güneş değilsin lâkin nurun var.
Yeşil duvağın örtüdür göze
Yine bana gel can dermisin?
Nasıp olsada varsam kapına
Biz şahlar şahından aldık fermanı
Beyhude gezmeyiz dağı ormanı
Her poyraza savurmayız harmanı
Pir elinden esen yeli gözleriz
Sırrımızı her cahile demeyiz
Seherde uğradım Dostun dergâhına,
“Hoş geldin ey garip gönül” dedi bana.
Sır şerbetini sundu Kevser ağzına,
“İç, yorgunsun gönül, dem” dedi bana.
Benim Dostum nurdur, yüzü bellidir,
Seherde uğradım Dostun dergâhına,
“Hoş geldin ey garip gönül” dedi bana.
Sır şerbetini sundu Kevser ağzına,
“İç, yorgunsun gönül, dem” dedi bana.
Benim Dostum nurdur, yüzü bellidir,
Semahı devraninda döndüm
Pirin elinde kavruldum durdum
Yandı ciğerim kebabı aş oldum
Pâre pâre dağıtıldım yâr elinden ben
Dost bağında öttüm bir zaman
Çaya muhabbet katmayı
Derde derman olmayı
Aşkın ile avunmayı
Ben senden öğrendim
Yana yana kül olmayı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!