Söz aslı hikmetin bilenlerin
Eli tutmaz dili lâl olur er meydanın da.
Korkusu yoktur çekmiştir sancağı
Her sözü bir fetihtir aşk meydanında.
Aslana zincir vurulur mu hâşâ
SÖZÜMÜZ MECLİSİNDEN İÇERÜ
Şehirde büyüyen köy kokusunu bilmez,
Ekmeği hazırdır, saç yüzünü bilmez,
Küçük bir imece iş gücünü bilmez,
Köye gelir amma harman beğenmez.
Şu feleğin zemheri kış gibi
Başımızda eser aşkın nefesi
Bir güzelin sözleri öldürdü beni
Yetiş imdadıma boz atlı hızır
Allah dedim kale yaptım ,
Sufi âşk ilinde melâmet meşrebiz
Bağlandık özü kâf'tan söyler dilimiz
Bıraktık kılı kâlı gönlümüzde aşkı ilâhî
Gözlüye gizli yok ya enel hâk der dilimiz
Gül bülbül için açıldı kızardı soldu
Gönül bir bahr-i gâmdır, dalgalansa fırtına neyler,
Cihânın derdini sînemde her an iktizâ neyler,
Deli rüzgâr gibi esen, içimdeki kış nedir?
Herkes sürur devrânında safâ eyler,
Bana bu cevr ü cefâ nedir?
Tahta işkembeli bir barakada.....
Yıkık dökük sevdalar peşindeyim
Ince naif cemâli pâkini görünce
İçimde bir sızıyı yeniden canlandırıyor
Zaman nasıl geçer bilmem senin yanında
Taşkın sular gibi akıp çağlarım
Didar kapısında nasibim beklerim
Dünyaya geleli hiç gülmedi bahdım
Çeşmim karışmadık seller mi kaldı
Sadık pervane dost bizim iller
Uzatma dilini ehli İrfana
Hasetin kıbrın yakar seni
Kırarlar boynunu dalını
Bu meydanda hesabın olmaz
Kalp dediğin hakkın aynası
Cahil insana yanaşma
Kokusu siner sonra canına
Vefasızdan ümit besleme
Sonu hüsran ile biter demişler
Evvel özü doğru olmazsa
Ölüme hasret öiümsüzüm ben
Gülüne hasret toprağım ben
Bir bâde gerek ammâ kim vere
Şu vahdet iline vefakârım ben
Aklımı bâşımdan alan mâh güzel




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!