Mahmut Nazik Şiirleri - Şair Mahmut Nazik

Mahmut Nazik

ANLAMADIM FELEK SENİN DAVANI

Anlamadım felek senin davanı
Yokuşa sürdüğün yoldan incindim
Rezil rüsva etti sözün yavanı
Dediğini bilmez dilden incindim

Devamını Oku
Mahmut Nazik

ANLAMAYA GEÇ KALMA

Her şeye geç kal ama
Anlamaya geç kalma…

10 7 2017 Mahmut Nazik

Devamını Oku
Mahmut Nazik

Öyle bir güzelin meftunu oldum
Halimi dedim de sırdan anlamaz
Gülerse gül açtım ağlarsa soldum
Gönlümü verdim de yârdan anlamaz

Varsın sabır sebat riyazet hasret

Devamını Oku
Mahmut Nazik

Bu ne karamsarlık bu ne ızdırap
Aşkın yağmurunda yıkanmadın mı
Kör gönlün işine bu mudur cevap
Aşkın ateşinde sınanmadın mı

Sevgi ay ışığı pınar değil mi

Devamını Oku
Mahmut Nazik

ANLAR BİZİ

Gel gönül gidelim dağlarımıza
Kurt kuş anlamzsa yel anlar bizi
Derdimizi döküp bağlarımıza
Yaprak anlamazsa gül anlar bizi

Devamını Oku
Mahmut Nazik

ANLIYOR MUSUN
Bir zaman bahçeye su verme hele
Bağbana küsermiş anlıyor musun?
Duvarda asılı saz kala kala
Telleri kesermiş anlıyor musun?

Devamını Oku
Mahmut Nazik

Sümbülüm
Nar çiçeğim
Yaban gülüm
Gönül bülbülüm derdin
Resmimi ne güzel çizerdin annem

Devamını Oku
Mahmut Nazik

Annemiz ne mi
Evin koca çınarı
Anne dua pınarı
Kurumasın e mi ..

Devamını Oku
Mahmut Nazik

O ki yârim o ilk sevgilim
Sevinçim  çayırım çimim
Kurudu dua pınarım
Ah annem sevgi sebilim

Akşam aldım duasını

Devamını Oku
Mahmut Nazik

BİLEMEDİM AĞABEY BİLEMEDİM İŞTE
Cihanbeyli, Gölyazı’da çalışırken; herkesin bir hayali vardı. Bir an önce Avrupa’ya kapağı atmak. Avrupa’ya gidebilmek için denemedikleri yol yoktu. Bazısı üç dört defa girişimde bulunmuş ama yakalanıp geri gelmiş.

Bir öğrenci velim anlatıyor: 'Abi, buğdayı, samanı sattık; biraz para denkleştirdik. Kaçak göçek İsviçre’ye vardım, iltica etmek için. İltica bürosu mu mahkemesi mi oraya götürdüler beni. Dediler suçun ne? Dedim apociyem: sordular Apo'nun adı ne soyadı ne? Bilemedim ağabey, billah bilemedim işt;, nerden bileyim o soruyu soracaklarını; oraya çalışmamıştım' Hiç bir şeye yanmam abey; en çok canımı sıkan: Topal biri vardı, tek bacaklı , Cihanbeylili bir tanıdık, adamın işi rehberlikmiş. Bize yol göstersin, rehberlik etsin diye 1000‘er mark verdik. Dağ, taş, nehir en az 170 km

Devamını Oku