Ömür dediğin bir nefes
Bir güneş yansıması
Bazen de rüzgâr esintisi
Gözden akan yaş kanaması
Gelip geçen günler gibi
Ömür denen yolda yürüyorum
Ayaklarım engele takıla takıla
Yönümü şaşıra şaşıra gidiyorum
Nefesi boşa harcaya harcaya
Nefsi arzu ile çürüyerek
On beş temmuz ikibin onaltı saat yirmiki suları
Gösterdi asil milletim direnişi
Meydanlarda ölümü göğüsleyenler
Her yer karanlık gönüller vicdanlar aydınlık
Yaşlı genci oluyor tanka siper
Hainler silahları doğrultuyor halka
15 Temmuz gecesi umutlara
Kara bulutlar karıştı
Hayallere sisler büründü
Hainler ülkeyi sardı
15 Temmuz gecesi rüyalarda
Yarınların özlemi dağıldı
On bir ayın sultanı
Yolunu gözledik
Kendimize çeki düzen verdik
Minarelerde kandilleri yaktık
Camilerde mahyaları yaktık
Gözyaşı ile arındı gönüller
Durdu secdeye
Yapıştı dualar dillere
Bugün derman bulunur dertlere
Kapanır ömürdeki dünya arzusu
Nefese kokar Kevser’i gülü şarabı
Sana onca şiirler yazdim
Yiregimdeki seni , sensizligini katarak
Her kelimesine özlemini , hasretini ekledim
Gözyaşlarımı nefesime akıtarak
Dün gece sana şiirler yazdim
Ve
Konuşmadan söylemeden
Önce
Yüreğinde edep gerekir edep
Yaşamın temelinde
Sözlerinde tavırlında vardır kibarlık
Aklında kurarsan olmadık hesaplar
On kasım
Yer gök bir başka gürledi
Yükseldi gür sesler
Orman bir başka eğildi topağa
Göller ırmaklar sessizce karıştılar
Herkes kendinden emin halde
NE GÜZEL
NE GÜZEL
Gündüzleri yetmiyor seni düşünmek
Geceleri de kalkıyorum seni yaşamaya artık
Bana bıraktığın acıların kum tanesi kadar küçük
Mutluluğun gökkuşağındaki renkler gibi büyük




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!