Saat on iki
Sensizlik hayallerimi karanlığa bıraktı
Sokak lambası sızıları rüyalarıma bırakıyor
Hasretin esintisi gecenin rüzgarını durduruyor
Gözyaşlarım bedenime sinen özlemi yakıyor
Ne zamandır umrumda güzellik benim
Divane oldum yansımanla ömrüme
Yarından vazgeçtim dünden vazgeçtim
Düşmüşüm ansızın saçlarının hedefine
Çiçeklere yalvardım senin kokutsun diye
Solmuş sararan yaprak gibi
Zamanın sessizliği çaresizliği
Çöktü
Olmadık yaşamın kırıntılar ile
Öyle yorgun hüzün dolu kalbim
Ve
Her şey o bakışındaki hayallerimi
Görmemle başladı
Öylesine merakla bakmıştım ki
Düşlerimin kırıntıları karışmıştı
Nefesime
Sanki kırk yıllık tanıdığımdın
Öfkeliyim
Yüreğim sancıyor ve de sıkışıyor
Dudağıma olmadık sözler karışıyor
Duygularım karmakarışık
Aklıma olmadık şeyler takılıyor
Ellerim titriyor
Öfkem var benim
Sebebi bilinmeyen
İçten içte alev, alev yakan
Damla damla eriten
Hüzün birikimleriyle köze döndüren
Yeni bir öğretim yılı daha başladı
Gözümde çocukluk yıllarım canlandı
Yaşadım zil sesiyle tekrar o heyecanı
Hazır ola geçtim andımız dilime dolandı
Ogul ana olmak zor
Hele bir de o
Asker anasi olmak
O zor ama en değerli şeref
Sana kınalar yakıp vatan bağrına salmak
Yorgunum o kadar bitkin yorgunum
Yılgınım ki bana verdiğin candan
Bıraktıklarınla öyle durgunum
Özlemin peşinde öyle koşmaktan
Gönül kabartısı dinmemesinden
Seni tekrar, tekrar yaşamak harikaydı
Hele yüreğine ıtırlı ektiğin özlemli
Hasretli sancılarınla
Seni aradığımda aynalarda, anılarda
Ve de düşlerden bulmak sarılırcasına
Seni içime çekmek daha güzeldi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!