Emek, ekmek adalettir
Gönülleri ısıtandır
Doğruluk terazisidir
Mülkün temelidir
İnsanlığın özü düzenidir
Vicdanın kınıdır
Yıkık dökük eski bir bina gibi
Bu gördüğün kalp
Kapısı açık içi boş ve karanlık
Kursağımda dilime esen bir fırtına
Düşlerimden kelimelere takılan
Sensizlik
Sokaklara döküldü
Yüreğimi kanatan anılarım
Kaybettim sokak aralarında
Ruhumu, hayallerimi kaldırıma düşen sararmış
Yapraklar gibi
Düştü nefesimden sevda yaşlarım, umutlarım
Dedelerimiz, babalarımız eskiden diye başlardı
Söze sonra sıralardı
Ne güzel insanlar vardı
Bir masal tadında başlardı
Çocukluğumuzu o hikâyeler kaplardı
Bir başka tadı bardı masalların
çocuklar hakkında bir düşüncem
Eskiden bizi annemiz eve katmak için uğraşırdı kendi kendimize yeni oyunlar bulurduk bir şeyler yapmak için uğraşırdık yeni yeni icatlar yapıyoruz şimdilerde çocuklarımız evde ellerinde akıllı tablet telefon bilgisayar oyun oynuyorlar kendilerini geliştirmeyi bir kenara bırakalım obez oluyorlar baba akşam eve geliyor yoruldum anne başka işim yokta çocuğumu gezdireceğim işine ne yapacak dışarıda elinde otursun dursun sonra anne baba evladına çık dışarı oyna bizim zamanımızda eve girmezdik gecenin ikisine kadar oynardık çocuk sokağa çıkınca şunu oyna bunu oyna buradan gitme diyorlar sebep etraf ortam kötü tamam haklılar şu günlerde ortalık kötü günde bir saatinizi çocuğunuza ayrılın oynatın ha birde şu var çocuk evin önünde oynasa komşular bağırıyor azarlıyorlar kendi başıma gelen bir hadise aklıma geldi çocuğum kızım daha okula başlamamıştı komşunun çocuğu olmuştu komşum Bey efendi arabadan inmeden çocuğuma kızıma bağırmıştı sonra kendi çocuğu büyüdü bağırmaya başladı o çocuk sen çocuk olmadın mı lafı kullandı demek istediğim şu herkes sadece kendi çocuğunu biliyor başka çocukları umursamıyorlar çocukları kendi hallerine bırakalım oynasınlar kirlensinler kendilerini bulsunlar kendi evladımıza nasıl davranıyorsak başkasının evladına da öyle davranalım lütfen geleceğimiz olan çocuklara bir şey öğrenmeleri için kendilerini bulması için oyunları oynatalım fikirlerini dinleyelim fırsat verelim eve kapatmayalım
Onca kinle öfkeyle sözler söylemişsin
Dostluk merdivenini ahlarla kırmışsın
Gönüllü bedduayla yıkıp Kas destmişsin
Masumun gözyaşını hiçe akıtmışsın
Batılın fetvasıyla nefise zulmetsin
Dün gece duramadım evde
Çıktım sokağa, parkları dolaştım
Önce
Sonra koyuldum sahile
Seyrettin gökyüzünü birde
Denizi
Ey çocuk
Gülümsemenle
Yarınımın siyah olan duvarlarını
Renk, renk boya
Yanaklarımda duran kuruyan
Yaşları akıt yüreğime
Ey doktor bey
Haftalara sığdırdın kederlerimi
Altı üstü bir imza atacaksın
Hüzünlerime bir yeni acı attın
Atma günü salıya, çarşambaya
Canım acıyor yüreğim kanıyor
Ey iman edenler Allah’tan korkun
Pişmanlığın gözyaşıyla secdeye durun
Tövbe ile küfürden haramdan kaçının
Ey iman edenler Allah’ın emrinden çıkmayın
Kimler geldi ad, semud firavunlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!