Bir sineksin çöplüğünde sen aşkın,
İyi niyet çanağına konarsın…
Sen sevdayı ne bilirsin ey şaşkın!
Yaktım derken cayır cayır yanarsın…
Sen şeytanın maske takmış halısın,
Nankör kedi bırak artık yakamı,
Senin için vefa bir semt adıdır…
Bin bir yemin etsen dönmem arkamı,
Derdin ağır sevdan badi badidir…
Bu dünyada yalan bir tek netindir,
Havan batsın kız fosforlu Cevriye,
Bu evreni ben yarattım çalımın…
Sıvan atsın dama atar devriye,
Gör çehreni kalmaz hiçbir alımın…
Kültürün yok kitap değmez eline,
Bu hırs niye kendine gel Bergüzar,
Ayna kırık Fırat akmış gözünden…
Sazda sözde bahar yazda ahu zar
Kazan kaynar yüreğinin közünden…
Fırtınasın bulamadım yönünü,
Sitede düğün var herkes neşeli,
Kimi bol dualı kimi şişeli,
Yaram var mühürlü hem de kaşeli,
Ele düğün garip gönül sen de gül…
Bak dur sen aynaya muşmula surat,
Kafanda tilkiler yüreğin kara…
Soygun bulvarında durmadan tur at,
Kangrene dönüştü açtığın yara…
Haram sofrasında kurmuşsun bağdaş,
Kan gölüsün Pirin palas,
Eller konuk etti sana,
Evdekiler tutuyor yas,
Erir içim yana yana…
Zulme mesken Pirin palas,
Kemiriyor bu yalnızlık kudurmuş,
İşkencede tüm düşlerim kan revan…
Semiriyor yâr sensizlik dik durmuş,
Kör gecede su vermiyor şadırvan…
Fırtınanın ayak sesi sinemde,
Bir yel gibi girdi cana,
Sol yanıma çöktü sevda…
El tabibi vurdu çana,
Ciğerimi söktü sevda…
Gönlüm artık bil kim emin,
Yeter artık dur be arsız,
İki gözüm zaten çeşme…
Bedenimde oldun sakız,
Derdim ağır yaram deşme…
Çocuklarım bekler yolum,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!