Mazimin sevgi pınarı,
Doğduğum kent,
Büyüdüğüm semt,
Annemin sıcak eli
Babamım tatlı dili,
Yasak bana…
Biraz önce gün dün oldu yorgundu,
El salladık benle limon ağacı…
Ay Güneş’in ışığına vurgundu,
Yıldızlardan dilendim dost ilacı,
Çöktüğüm taş dalgalarla sevişti,
Sana geldim güzel Kâhta'm,
Güzel dostlar nefes oldu...
Sen özelsin özel Kâhta'm,
Sensiz yıl ay kafes oldu...
Her avluda bir heyecan,
Mercan gözlerinde çocuk masumiyeti,
Damarlarında gençliğin tatlı coşkusu,
Başında Acem kınalı bir sevda,
Narin ruhuna duygular gıda,
İpeksi yüreğine esintiler merhem,
Aşk soluyor Kâhtalı Kız,
Yürekten sev Kâhtalım,
Sevil yürekten,
Sevmek,
Sevilmek,
Sana yakışır…
Bu gün bayram gönlüm gözüm sendedir,
Umut gülü diren canım Kobanê…
Yürek sende inanç çözüm sendedir,
Kır çemberi şeref şanım Kobanê…
Her mevzide seninleyim bil kardeş,
Efkâr dağım hüzün ağım toprağım,
Bir güz günü yandı canım gör Kâhta’m…
Soldu bağım gençlik çağım yaprağım,
Dön süz dünü dondu kanım gör Kâhta’m…
Sende açan solan gonca bir güldü,
Bir asırda arpa boyu,
Yol almamış Kâhta köyü…
Kim bölecek bu uykuyu?
Yazık benim insanıma…
Bir dilber doğurmuş ela gözlümü,
Bal ile yoğurmuş melek yüzlümü,
Nikâhlayın bana canım sözlümü,
Hasret hançer olmuş gönlüm perişan…
Saat, günler hazan, ezik saniye,
Nasiplendi dostlar dolu kasanda,
İşkembeler şişti her gün masanda,
Başın dertte şimdi etrafına bak,
Kaç kişi derdinde senin tasanda?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!