Paşalar gördü bu ülke,
Hamidiye paşaları…
Rüyalarında bile,
Uzaklardı defter kalemden,
Salya sümükleri Fırat,
Fermanla alınmış rütbe,
Gençliğimin hayali,
Bu günümün düşü,
Yarınlarımın umudusun…
Çağdaş Kâhta sevdası,
Bir güzel sevda,
Bir tatlı sevda,
Sitede düğün var herkes neşeli,
Kimi bol dualı kimi şişeli,
Yaram var mühürlü hem de kaşeli,
Ele düğün garip gönül sen de gül…
Bak dur sen aynaya muşmula surat,
Kafanda tilkiler yüreğin kara…
Soygun bulvarında durmadan tur at,
Kangrene dönüştü açtığın yara…
Haram sofrasında kurmuşsun bağdaş,
Kan gölüsün Pirin palas,
Eller konuk etti sana,
Evdekiler tutuyor yas,
Erir içim yana yana…
Zulme mesken Pirin palas,
Kemiriyor bu yalnızlık kudurmuş,
İşkencede tüm düşlerim kan revan…
Semiriyor yâr sensizlik dik durmuş,
Kör gecede su vermiyor şadırvan…
Fırtınanın ayak sesi sinemde,
Bir yel gibi girdi cana,
Sol yanıma çöktü sevda…
El tabibi vurdu çana,
Ciğerimi söktü sevda…
Gönlüm artık bil kim emin,
Yeter artık dur be arsız,
İki gözüm zaten çeşme…
Bedenimde oldun sakız,
Derdim ağır yaram deşme…
Çocuklarım bekler yolum,
Kara bahtı ak etmeye,
Tüm dertleri pak etmeye,
Yaşamayı hak etmeye,
Yemin ettim bilesin dost…
Anne öldü gör ayazı,
Şaştı baba döndü küle…
Oğlan kızın sustu sazı,
Geldi hicran kondu tele…
Baba verir sevgi şefkat,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!