Ağaçtan düştü öldü
Balkondan düştü öldü,
Çatıdan düştü öldü,
Direkten düştü öldü,
İskeleden düştü öldü,
Açık camdan düştü öldü,
İmam - yetersiz
Vaiz – etkisiz
Müftü – örneksiz
Cemaat-bilinçsiz
Öğrenci – ilgisiz
Öğretmen – isteksiz
17 Ağustos depreminde,
Annemi ve seni kaybettikten sonra,
Özel günleri unutmuştum baba.
Ama şimdi tekrar hatırladım
Bugün babalar günüymüş!
Nereden öğrendin dersen,
Yıllarca bekledik,
Güneş doğacak diye
Ama bir türlü doğmadı.
Ne hikmettir bilinmez,
Üzerimizdeki sis bulutları,
Tarih boyu hiç dağılmadı
Ben orak tarlasında,
Sen baba villasında doğmuşsun,
Bir araya gelemeyiz biz
Ben doğunca babam çaresizlikten ağlamış,
Sen doğunca baban, hemen çiçek yollamış
Köyler kente,
Kentler mega kente,
Durmadan yürüyor
Yürürken, peşi sıra
Problemleri de sürüyor
Eski alışkanlıkları
Adam, eşinden bir fırça yedi,
‘Şey’ dedi yumdu ağzını
Baktı devam ediyor dırdırı
‘Hay’ dedi salladı başını
Düşündü ayrılıkta çocukların gözyaşını
Adapazarı, Sakarya,
Gölcük, Değirmendere,
Bolu, Kaynaşlı, Düzce,
Erzurum, Erzincan,
Afyon, Elazığ, Adana,
…………………………………….
Yalan, dolan, hile ile yaşayanlara,
Doğruyu bilerek eğriye taşıyanlara,
İyileşecek yarayı kaşıyanlara,
Acıyorum efendiler!
Düşene basıp geçenlere,
Köylerden şehirlere dolduk,
Apartmanları iç içe koyduk,
Sadece kendimizi düşünüp,
Komşularımızı tanıyamaz olduk,
Biz böyle değildik, neden böyle olduk,
Sen büyük depremler verip te,bizleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!