Işıklar raks eder gecenin kör noktasında,
Lunapark nefes alır; bin renk, tek bir ahenk.
Elimi tutarsın... Dünya durulur o anda,
Kalplerimiz, göğe tırmanan dönme dolapla deng.
Atlıkarıncalar dolanır saçlarının teline,
Kahkahan, puslu rüzgârımda en saf ezgi.
Her turda bir nebze daha sızarım derinine,
Her adımda çözülür içimdeki o eski gizli.
Çarpışan arabalar misali savrulur kaderimiz;
Bilmeden çarpar, sonra gülerek kalırız öylece.
Zaman biletini yırtar, biz eksiliriz;
Mesafe kısalır, gece uzar biz birleştikçe.
Pamuk şeker tadında, uçucu bir sevda bu;
Erir avuçlarımda isminin her bir harfi.
Müzik diner, sessizlik kaplar kuytu grubu,
Ama biz hâlâ dans ederiz; aşkın en yalın hali.
Döneriz aynı tılsımın etrafında durmadan,
Ne bir başı var bu masalın, ne de son durağı.
Adımlarımız ışıklı pistte, kimseden korkmadan;
Kalbim, senin ritmine kurar tüm bu ocağı.
Korku tüneline gireriz; karanlık, koyu ve derin...
Cesaret olur sesin, yol gösterir ruhuma.
Bir çığlık bırakırız geçmişe, o en serin;
Çıkarız el ele, daha yakın, daha yan yana.
Havai fişekler patlar göğün göğsünde birden,
Gözlerinde bin renk, bin bir gece masalı...
O an anlarım; kopan bu fırtına derinden,
Bir lunapark değil; aşkınla dönen kalbimdir o dev yapı.
Gece kapanır üstümüze, kapılar kilitlenir yavaşça,
Işıklar tek tek susar, şehir uykuya dalar.
Ama biz...
Hiç susmayan bir nota gibi o sonsuz yaşta,
İçimizde yankılanırız; bitmez bu rüyalar.
Kayıt Tarihi : 24.03.2026 23:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!