Rüveyda, dün seni gördüm rüyamda
Uğrun uğrun ağlıyordun çeşme başında
Omzuna konarken tek kanatlı hatıralar
Düşüyordu tekneye okyanusa gebe damlalar
Seni gören oğlaklar gelir de ellerine sürünür
Suyun aynasında Rüveyda, Şehrazat gibi görünür
O an elinden bir şiir düşüyor
Ayakları sehpanın kenarında
Solda ölüm sağda kız gülümsüyor
Ve gülümseyen kızın saçlarında
Gözü yaşlı bir şair asılıyor
Kalk yiğidim,sefer vakti
Yedi iklim,yedi kıta
Gez,dolaş;ruy-i zemini
Yedi koldan,yedi kata
Nur yongası,gül goncası
Ey Şehriyar il’inden Şahmeran dilinden
Ey İfrit’in bahçesinden elma devşiren
Ey buzdağında açan Kafdağı’ndan esen
Binbir gece akıp giden masal mısın sen?
Kılıcın gölgesinde titrer gonca güller
Mübarek bir "sıfır" dolaşıyor kanımda
Saçımda, sakalımda ve de cüzdanımda
Yüz yalnızlık gücünde tel tel ıssızlık bu
Bütün siyahları geçip,durdu beyazda
Yaşamak, yaşamak, yaşamak belki en alt
Yakın gözlüklü sokak lambaları
Diker kenarı sökülmüş yolları
Sırtında kalın, simsiyah bir gece
Hüzün, tütün ve yara kabukları
Birkaç damla su gibiyim
Kök salmış elmada,erikteyim
Dağlara kafa tutmuş
Hırçın ince belli nehirdeyim
Gün görmüş,güneş tutmuşum
Varıp kara bir buluta vurulmuşum
S imsiyah bir gecede parlayan bir yıldız
Işık saçıyordu bu aleme,ki biz ona aşığız
Ü mmeti Muhammed'in ümitsizliğe düştüğü bir anda
Hazret Üstaz yetişmişti hemen imdada
Suyun sızlandığıdır bir demlikte çay olmak
Deniz görmek için sızar toprağa her çeşme
Sır içinde sır,suyun ağladığını duymak
Yeşil yosun basarsın kanayan her yerine
S erseri kurşunlar bulmadan Suzi
Ah öpebilsem o gül yanağından
Yaprağına düşmeden kar tanesi
Bir tel koparabilsem saçlarından
Serseri kurşunlar bulmadan Suzi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!