Kurşun Ve Ezgi
Toprak uyanır sabahın paslı sesinde,
Bir çekiç düşer, yankısı dağlara vurur.
Bir işçi terinden gök kurulur yeniden,
Kurşun seslerinden gelen,ezgiyle doğar devrim.
Santiago’nun gitarında ağlayan teller,
İspanya’da bir annenin kalbidir hâlâ.
Küba’da rüzgâr “Hasta Siempre”yi söyler,
Che’nin gülüşü dolanır Havana sokaklarına.
Petrograd’da kızıl karlar erirken,
Bir şarkı yükselir “Venceremos” diye.
Paris’in barikatlarında yankılanır adımlar,
Her taşın altında bir yoldaşın kalbi atar.
Berlin duvarı yıkılır bir kemanın çığlığıyla,
Vietnam’da çocuklar umutla koşar.
Brezilya’da bir flüt, Şili’de bir davul,
Her notasında adaletin ateşi yanar.
Ve biz…
Biz o halkların yankısıyız şimdi,
Bir marşız, dillerden dile çoğalan.
Kurşunlar susturamaz çünkü,
Müzik, devrim kadar ölümsüzdür.
Gitarlar tüfeklerin yerine konuşur,
Bir melodi girer barikat aralarına.
Dünya halkları aynı nakaratla yürür:
“Yaşasın emek, yaşasın devrim, yaşasın insanlık!”
Munzur’un suyunda yıkanır devrimci türküler,
And dağlarından, Mezopotamya ovalarına uzanır.
Ve her coğrafyada tek bir ses yankılanır:
“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”
Kayıt Tarihi : 3.06.2026 22:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!