Yokluklarda defterimiz dürülmüş
Varda acep kıymetimiz olur mu?
Visalimiz yalnızlığa sürülmüş
Visal acep orda yalnız kalır mı?
Aşk okumuz ayrılığa gerili
Yüreğim sevdaya haber salınca
Kaderimde yorgun hasret uslanır
Toprağıma aşk cemresi düşünce
Donmuş yüreğime rüzgâr yaslanır
Kalbimin hudutsuz seferlerinde
O büyük lütfundan aşk yudumlayıp
Nice hatırlardan geçtim gel de gör
Kör ömrümü sen yolunda yok sayıp
Hakikat zehrini içtim gel de gör
Lâmekânı mekânlarda sakladım
Can evine elemden ağaç dikilir oldu
Merhamet denizinde sular çekilir oldu
Hep namertler kuşandı mertliğin hırkasını
Vatan mengenesinde canlar sıkılır oldu
Ülkemde karış karış hıyanet örülmekte
Yokluğun yağlı ilmek sağım solum uçurum
Senin nur gözlerine bin bir cihan olurum
Ellerin neye değse bir başka mana taşır
Seninle zaman,mekân ve her şey efsunlaşır
İster inanırsın ister inanmaz
İnsanı yâr gibi sarar mutluluk
Her nereye gitsen onu ararsın
Kimseye vermez ki zarar mutluluk
Istıraptan yana şaşırmış kulsan
Varsın cümle âlem ters bilsin beni
İzânın içinde öze karışmam
Bilen bilir zaten kararım tektir
Ne yok’a,ne çok’a az’a karışmam
Refahı kurtuluş sansa da gönül
Şu meçhul cihanda günlük huzuru
Bir anda yıl eder Annemle Babam
Kasveti silip de huşuyu kalbe
An be an yol eder Annemle Babam
Bazen yönlerini korku da sarsa
Hasretimi kalbinden alacağım demiştim
Bir bilinmez rüyaya dalacağım demiştim
Özlenen gerçek yâri bulacağım demiştim
Şimdi beni hülyanda artık görüyor musun?
Yoksa naçar bedenini dertle sürüyor musun?
Bilen aşk oyununu
Çekip gidiyor işte
Hasret yine boynunu
Büküp gidiyor işte
Vuslat visali eler




-
Ahmet Kemal Yıldız
Tüm YorumlarÜstad derken kimi kastettiniz? Çok güzel şiirdi; teşekkür ederim...