Garip divaneyim ben
Hayat denen bu çölde
Yahut kuru gönülde
Yaşarım bilmem neden
Düşlerim tek yoldaşım
Düşlerin yakası kör bir karanlık
Geleceği tutan karabasan var
Yüreklerde duran Nemruttur efkâr
Yaşadığımız zaman asrî viranlık
Sevgi kulluğun arzuladığı yâr
Hayat tek düze kış kalan mevsim
Sensin gönüllerde yaz öğretmenim
O sevgin saklıdır her an derinde
Senden kaldı bende iz öğretmenim
Sen öğrettin dünya denen bu yeri
Suç cürmünden hiç cürmüne taşındım
Aşkı serde görmek nasip olmadı
Aynalarda visalimi düşündüm
Sevdama his sermek nasip olmadı
Yüzüm puslu çıktı aşkın falında
Bizi var içinde saymayan aşka
Yıllarca boynumu büksem ne çıkar
Bir an'ı vuslata değmeyen aşka
Hüznümden gözyaşı döksem ne çıkar
Ne çıkar,kederin güneşi doğsa
Sevdanın en hasına
Ereceksin öyle mi?
Gönlünü başkasına
Vereceksin öyle mi?
Yıllar arada çıban
Bir gül tebessümüyle erirken köhne zaman
Visalin bahçesine yâr yüzün elem diker
Kör çığlığın kuşatır nazmın asumânını
Yokluğun umulmadık en şer yerlere çeker
Elinde solmuş güldür en fani nedametin
Camlarda senin hayalin
Yerde gölgenden eser yok
Hayalimin düş perdesine,
Takılmış gözlerin
Hicran ile
Bir yol görünür ara sıra,
Bu yürekle hep seni
Anacaksam istemem
Sevgini ruhun emi
Sanacaksam istemem
Hüsn şah olsa yüzüne
Kapanmaz gönülde sevda yırtığı
Yarayı görecek göz istiyorum
Yalanlar doğrunun cüzam artığı
Hakikat yolundan iz istiyorum
Dünya bir sahnedir,oyun drama,




-
Ahmet Kemal Yıldız
Tüm YorumlarÜstad derken kimi kastettiniz? Çok güzel şiirdi; teşekkür ederim...