O sabah mutluluktan ağladığı için tekrar tekrar makyajını tazelemek zorunda kalmıştı kadın.
-Hadi ama toparla artık kendini. Böyle bir günde ağlanır mı? Biz bu anı yıllarca beklemedik mi? Beklerken olumsuz sonuçlanacak tedirginliği yaşamadık mı? Sen değil miydin, “Bu bekleyiş ne kadar uzun sürerse sürsün yılmayacağım” diyen? Hırkalar, patikler, atkılar ören? Çekmecelerin içinde, üzerlerine lavanta kokularının sinmiş olmasından bıkmadın mı? Ayrıca unutma ki bir yıllık denetim süreci yeni başlıyor. Yetkililere ne kadar kaliteli anne baba olabileceğimizi göstermemiz lazım. Sen böyle sürekli ağlayıp zırlarsan, süreç de olumsuz sonuçlanır haberin olsun.” Diyerek ikna etti karısını adam.
Avuçları terlemişti el ele tutuşup kurumdan içeri girerlerken. Tüm prosedürler hallolmuş sadece 5 yaşına yeni girmiş kız çocuğuyla buluşmak kalmıştı.
Az sonra hasat zamanı akşam serinliğinde rüzgarla dans eden başakları andıran sarı saçları, gökyüzünü kıskandıracak mavilikte gözleri olan küçük Seda girmişti içeri.
Diz hizasındaki eteğinin iki yanından tutup sağa sola sallayarak bütün sevimliliğiyle kadına doğru bakıp ”Şimdi sen benim annem mi olacaksın?” dedi.
-Bir şey sorabilir miyim?
-Sordun zaten...
-Nasıl yani? Daha sormadım ki!
Bugün Pazar
Ve ben azalıyorum azar azar
Sanki doğduğumda değmiş mutluluğuma nazar
Veda edenlerin dilinin ucundaki hızar
Çatlamış yüreğimden her gece vicdanıma sızar
Bir gün olsun unutmam, ezberimde saklıydın
Takılı kaldım geçmişe, ne söylesen haklıydın...
Bir daha görmez isem hayatla dolacağım
Eskileri terk edip yeniyi bulacağım.
Tükendi bitti ömrüm
Bir yar var biliyorum
göremiyorum
Bir yol var görüyorum
gidemiyorum
Bir gül var elimde
veremiyorum
Ben kendimden giderken
hep sana geliyordum
Zemheri ortasında
aşk ile eriyordum
Güneşe benzerdi yüzün
Başını çevirdiğinde
Henüz kuşlar uyanmamış, tan yeri ağarırken
uzun yol şoförü yorgunluğuyla çıksam karşına
Boğazlı kazağımdan anlasa kuzeyden geldiğimi
güneyde ilk açan çiçeği andıran gözlerin…
Sana "Merhaba" derken
İpi kopmuş uçurtmanın ardında hüzünlü yüzün
Daha kaç masum hayal yıkılacak
bulunamadıkça yoksulluğa çözüm.
Her doğum,
ölüme bir adım daha yaklaşmaksa ülkemde
Dur gitme
birazcık yüreğinde kalabilir miyim?
Bilmem, nasıl dile gelir yalnızlık
Her gece garsonlar soruyor
"Karşındaki sandalye boş ise alabilir miyim?"




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!