KIRIK SAAT
Bir sevda kırıntısı yaşıyor yüreğimde...
Hep sana çıkan çıkmaz sokaklar taşıyorum içimde.
Şimdi neye elimi uzatsam,
koca bir boşluk değiyor avuçlarıma.
Nereye baksam,
yarım kalmış bir sevdanın izi...
Kırık bir saat gibiyim.
Akrebim özlemi sayıyor,
yelkovanım hasreti.
Zaman yürüdükçe
ben eksiliyorum.
Meğer insanı yaşlandıran yıllar değilmiş;
adını söyleyemediği özlemlermiş.
Gözlerin...
Geceyi bile kendine inandıran iki yıldızdı.
Oysa gökyüzü yerinde duruyor,
ama ben hiçbir göğe sığamıyorum.
İçimde susmayan bir saat var.
Her tikinde biraz daha dağılıyor yüreğim.
Her takında,
bir umut daha düşüyor ömrümden.
Ne zamanın merhemi vardı bana,
ne de unutmanın.
bazı yaşanan aşklar bitmez...
Sadece ömür,
onları taşımaya yorulur.
Ben seni unutmadım.
Sadece adını,
kanayan sessizliğime emanet ettim.
Şimdi biri "Saat kaç?" diye sorsa,
cevabım hep aynı olur:
Sensizliğin vakti...
Çünkü kırılan saat değildi.
Kırılan,
bir ömrü aynı kalpte yaşayacağına inanan
masum bir sevdaydı.
Kayıt Tarihi : 10.07.2026 03:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!