İçimde koca bir dünya devrildi,
Bağırıp çağırmak, göğsümü yara yara ağlamak isterken sadece sustum.
Boğazımda büyüyen o ağır, o kor gibi düğümü
sessizce geriye itip yutkundum...
Ve hiç kimseye renk vermeden,
Yüzüme eğreti bir gülümseme yerleştirdim.
Oysa ciğerim sökülüyordu.
Sol kaburgamın altında bir şeyler kırılıyor,
Ufalanıyor, toza dönüşüyordu.
Göz pınarlarımda biriken her damla,
İçime akıp bir yangın büyütürken,
Ben etrafımdakilere bakıp “iyiyim” dedim.
Ne kadar kolay çıktı o kelime dudaklarımdan,
Oysa kaç fırtınanın enkazı vardı arkasında...
Kimse anlamadı.
Baktılar ama görmediler;
Gözlerimdeki o can kırıklarını,
Ellerimin çaresizce titreyişini,
Gülüşümün ardındaki o kimsesiz karanlığı.
Işıkları söndürülmüş bir şehir gibiyim,
içimde sokaklar birer birer çökerken
dışarıya sükûnet sattım.
Ağlayamadım...
Çünkü ağlarsam;
Kendimi bir daha durduramayacağımı biliyordum.
Bir kez bıraksam o çığlıkları dışarı,
Dünyanın bütün kayalıklarına çarpacaktı sesim.
O yüzden en ağır yükü seçtim:
Acıyı kendi içimde boğmayı.
Şimdi bir kırık tebessüm var yüzümde,
Dışarıdan bakana sıradan bir maske,
İçeride ise ciğeri sökülmüş bir yangın yeri...
Şimdi içimde kimsenin bilmediği,
Yıllardır ayakta duran ne varsa yıkılmaya devam ediyor...
Ben ise,
o yıkıntının altında
öle öle nefes alıyorum...
Kayıt Tarihi : 29.08.2026 17:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!