Ve ben
Güneşin doğduğu yere koşarken,
Sen İdaalerine inat,
Karanlıklarda geziniyorsun yalın ayak.
Sönmüş bir yıldızın
uykusuzluğunu siper edip kendine,
Optimist bir bakış açısıyla yüreğini sentez ederken yüreğim.
Durağanlığına ivme kazandırmaktı masumane niyetim.
Gözlerinin monopol anlayışını renklendirmek içindi çığlıklarımdaki menekşe kokuları.
Okuyamayınca seni kilit vurdum dilime
Biriktirdim birikimlerimi
Ve yüreğine darbe yaptım karşı çıkan olmadı ihtilalime
Hey! kara paranın gölgesinde dolaşan zübükler.
Hep göz yaşı toplamak mı işiniz.
Halâ mı insafınız uyanmadı uykusuzluğundan?
Hala mı uyur gezer vicdanınız?
Gezersiniz alın teri kokusundan uzakta.
Onlar karanlığı yorgan edip kendilerine,
Uykuya dalmışlar güneşin gölgesinde.
Gün boyun bükerken semaya,
Uyanmadılar hala.
Masallar afyon, ninniler deniz vurgunu;
Tatlı vaatlerin yalancı beşiğinde.
Her bakışın bin kıvılcım kalbimde;
Yanarım yaktığın ateşe beni.
Küle dönmem, dönsende küle sen.
Tutarım bir yıldızın ucundan,
Öylece uyurum yok oluşuna.
Yaşamak, özgürce yansıtmaksa düşüncelerini, haykırın karanlıklara çeksinler güneşimizden ellerini. Bilsinler yakarız gölgeleri aydınlanır gün yüzü görmeyen mahzenleri.
Su vermekse niyetin uyanışlara, gerek yok göreceliğine hayatın. Sen, sen ol sus payını harcama çaresizliğine. Sen sen ol bırakma kendini rüyaların kaygan zeminine. Sen, sen ol senden bir damlayı büyüt ve yakıver meşaleni karanlığın matemine.
Kocaman bir boşluktayım düştükçe düşüyorum
Beni benden aldın yar yalnızım üşüyorum
Yangın yerinde duman yok
Yanan biziz.
Tükeniyoruz her nokta da,
Farkında değiliz.
Dudaklarındaki nar çiçeğiydi geceyi kızıllaştıran.
Ve bir menekşe masumluğunda yüreğime sarılmıştı
Gözlerinin göz alıcı güzelliği.
Her zerrem de aşkının kıvılcımları.
Tutuştum tutuşmuşluğumun üstüne;
Ben aşkına yandım yakılmışlığıma inat.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!