karanlık bir odadayım
duvarları rengarenk olan
devran yalpaladı, depremlerdeyim
kırılmamış bardak kalmadı
bombayım pimi kendim çekiyorum
rüzgar esmek için izin almaz
ve insan aşk için icazet
rüyalar gelirken kapıyı çalmaz
mevsim estiyse solacaktır çiçekler
kullandığı maddeye göre şekillenir
gençlerin çevresi burda
eroinman daima ipe dizilir
hapçılar bir sokak aşağıda
güm güm ölüm sesi geliyor
Carl Jung`a göre kafirim
diktiğimiz fidana ise hiç bakma fırsatımız olmadı
ikili aitlik paradoksunda kırılan hatlar
aşk projeksiyonu temelinde bazı hatalar
Feyruz, sen dans et kulaklığımda
ellerim heyecanlanır ellerin için
gölgen dahi parıldıyor
yıldırımların uğrak diyarı
denize açılan tahtadan terasta;
gitmek için binlerce sebep vardı
kalmak için bir sebep bile yokken
dili düşmüş, sürülmüş
Anlamını bilmediğim fransızca şarkılar dinliyorum
Kırmızı balık gibi göldeyim kıvrılarak sarılıyorum geceye
uzun kelimeleri nankörce seçemem hayat kısa
toprak sıcak ve hava buz gibi bu gece
hahaha hahaha hahaha
Katran bulaştı ellerime
Sesim kanlanıyor gibiydi
Işık sızıyordu günlüğümde
Ne tekne ne kayık kaldı
Yıldızlar göğe mıh gibi takılı
İnce, ipince düğmelerim koptu
vur gazete camlara
şavkıma güneş şavkıma
söyle şiir aşkıma
geceleyin garp kızılsa
bürünmüşse şark siyaha
Gece, karanlığın öfke dolu sesi
Gündüzün gizli günahları çırılçıplak sanki
Hepsi apaçık! Katlimiz mübah gibi...
Işık çiçeklenmeli buna dayanamam.
Gece, gölgelerin şirk dolu sisi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!