FİLİSTİNDE AÇAN ÇİÇEK
Ey dünya, gözlerin kör mü, kulakların sağır mı?
Çocuklar toprağa düşerken,
Senin meydanlarında şarkılar mı çalıyor hâlâ?
Bir çiçek açıyor Filistin’de, kanla sulanmış,
Ey yüreği hâlâ atan insanlık,
Ey uzak coğrafyaların saklı vicdanı…
Bu satırlar bir kâğıt değil,
Küller içinde kalmış bir kalbin nefesidir
Her kelimesi bir yaradır,
Her noktası bir mezar taşının gölgesi
Gelir misin Nisan da? Açar mısın yaprağını,
Düşüm de gördüm seni, bırakmadın yanağımı
Gelir misin Nisan da?
Birkaç gülücük, birkaç buse
Islanır mıyız bu sabah da
İster aşk denizinde,
Gitme sen gidersen karanlık kalır yüreğim bu şehirde,
Sen gidersen damarlarımda kurumuş bir serum suyuna dönüşür hayat,
Gitme, üşürüm, bir yanım solgun bir papatyaya dönüşür.
Gitme…
Bu sokaklar adımı bilmez olur,
duvarlar sesimi tanımaz,
Hayatın aynasında neleri görür, neleri düşleriz
Uykumuzun en koyuluğunda,
Mavi bir duvar çıkar karşımıza,
Açılır sevginin kapısı, umuda yol alır hislerimiz
Uzanmışız gölgeliğin yamacına,
Dileklerimizi asmışız sedir ağaçlarına
Kader dedi Adam, kaderim dedi sonra ağlayan kadın!
Usulca siliverdi gözyaşlarını
Hayat dedi, seni çaresizce harcayan, hayat dedi adam
Oturdular, masumca baktı kadın,
Adam sustu,
Sanki konuşsa bir dağ yıkılacaktı
İnsan en çok yüreğinin bir köşesinde ne zaman sessizce kalır bilir misin…
Bir kelimenin yarım bırakıldığı yerde,
bir “gel”in boğazda düğümlendiği anlarda…
Herkes gülüşünü görür de,
kimse içindeki enkazı fark etmez ya,
işte o zaman sessiz kalır insan…
Çarmıha gerilmiş bedenim, kopuk bir ezginin tınısında kaybolmuş sesim
Gecenin alnına yazılmış bir kader gibi sallanıyorum zamansızlıkta,
Rüzgâr bile benden yüz çevirirken kanayan gölgemi taşıyamıyor duvarlar,
Adımı unuttum; acı çağırıyor artık beni, her harfi paslı bir çivi,
Yıldızlar şahit, göğsümde büyüyen bu karanlık bir dua değil, bir isyan,
Göğe uzanan ellerim boşluğa değiyor,
Vatan sevgisi ile çıktık yola,
Milli bir ruh yayıldı ülkeme
Bir destan kokusu var havada,
Kurtuluş Savaşının öncesinde
Her yiğidin kefeni cebinde,
Cemre düşmüş annelerin gözüne
Dünya yaratıldığında, sura üflendiğinde,
Yıldızlar, gezegenler, mahlukat oluştuğunda,
Karanlıklar savrulduğunda geceye,
Çığlıklar sen diye ağladığında puslu limanlarıma,
Karanlıklar içinde bir resim çizerim katı yalnızlığıma
İçimde çıplak, göğe doğru yapraksız bir ninni büyür




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!