Sen şimdi filizlenip yeşeriyorsun bende.
Emin değildim hayat gösterecek miydi?
Ayağıma hep taş değdi, senden öncesi.
Sevgisizler türemişti yanımda büyük küçük.
Sahiplenmiştim bir kere zannettim alın yazısı.
İnsan diken üstünde tedirgin nasıl yaşar.
Ne güzel zarif nadide.
Yansımış tutumu yüzüne.
Sabır otağı dinlence.
Gönül yoldaşı.
Huzurumun arkadaşı.
Binlerce güzellik büyütürsün.
Yağmur yağar, rüzgâr eser.
Camın ardında kaldı endişeler.
Serince bir hava kararmış.
Çıkıp karışmak ister gönlüm.
Islanmak yağmurla beraber.
Gel diyor rüzgâr, saçların ıslansın.
Ölü toprağı üstümde rüzgâr alıp götürdü.
Kalktım doğruldum düşer boynumdaki.
Bulaşırım en yanlışınıza dünya tasası.
Seyrederim zevkle bugün uyanış zamanı.
Sessizce dokunurum bir güle bir de çiçeğe.
Bir benimle konuşur kâğıttan hayatlar.
Seni anlatınca neden kalıyorum fersiz.
Her yol sana çıkıyor, oldun gurbetim.
Seninle olan her şeye kalırım kimsesiz.
Kalabalıklar arasında çöker yalnızlığım.
İçimde belki de,
Bir kor küllenir.
Sarılmadığım,
Ne yapar bilmediğim yar.
Gurbetin de sürgünü oluveririm.
Geç kavuşur,
Uzak bir yoldan geldim dağınık üstüm başım.
İçimde büyümedi üzgünüm, çok şeye hasretim.
Yaşımdan aldım ellilerinden seksenlerden bilmem
İçimin şen şakrak olduğu günlerden uzağım.
Yorgunum geçmiyor yorgunluğum, olduğum yerde.
Bırakıp ta gidemiyorum en sevdiğim şeyler burada.
Elleri sevdim uçarı haylaz.
Uğraşma derken.
Boş yere, yaramaz.
Erdem takındığını taşır.
Yalancı sular oldu hayal.
Şimdi ben denize bıraktım tüm senleri.
Kabarıp giden deniz kadar derin, her ne varsa.
Eskileri hasret, duvara asılı yapraklı takvimi.
Anlayabildiğim kullanılmamış eski dünyaları.
Yüzü görünen yüzsüzleri değil, insanları.
Sizlere benzememek için okuduğum kitaplar.
Dolaşmak neyime dolaşıyorum dağ dağ.
Havada kesif bir koku, şehirler virane.
Dolaşırım var ya kolum kanadım kırık.
Yalnız candan mı usanmışım sanmayın.
Orta yerinde karabalığın ama yalnızım.
Bazen tatlı bir ses arar beni uzaklardan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!