Yandı gülüm keten helva,
Helva yandı dara düştüm!
Dağa gittim odun kestim,
Odun yandı kora düştüm!
Göz yaşlarım sel oldu,
Ağladığım boşuna!
Başıma karaları,
Bağladığım boşuna!
Nehir olup dağlarda,
Bu dünyaya geldik biz de gideriz,
Giderken hesabı öderiz birgün.
Nice canlar gitti geri dönmedi,
Dönünce hesabı öderiz birgün.
Saray dedikleri sırça bir camdır
Baharın geldiği nisan günleri
Ben günleri,günler beni çok sever.
Deste deste gelen taze gülleri,
Ben gülleri,güller beni çok sever.
Bülbüllere yol gösteren çiçekler
Yollar uzak adım kısa,
Akşam oldu, güne kaldık.
Ellerimiz birleşmeden,
Bugün geçti, düne kaldık.
Say dediler, uzunluğu
Sayamadık yine kaldık!
Gitme kal desen de uzak illere,
Yolcuyum yanında kalamıyorum!
Destan olsam bile her gün dillere,
Sözlerinden bir pay alamıyorum!
Bırakıp giderken sorma nereye?
Şair olsam mısra mısra
Şiirleri dizer idim.
Ressam olsam dağa-taşa
Yar resmini çizer idim.
Yazar olsam sayfa sayfa
Çakal sürüsünden emir alanlar,
Aslanı görünce delik arıyor.
Hain gömleğini tersten giyenler,
Düğmelemek için ilik arıyor.
Davası uğruna giden deliler
Neden,niçin,nasıl diyerek sorma
Gelmek istiyorsan bana öyle gel.
Yaptığın her işi hayıra yorma
Bilmek istiyorsan bana öyle gel.
Bir işi bağladım dibi kıl çıktı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!