Yarım asır yaşarım ben bu şehirde
Ne insanlar, gördüm güzel ilçemde
Kimiler gezer aslanlar gibi bu yerde
Kimisi de medet bekler yaptığı iş de
Hatır hürmet nedir, sor bir bilene
Anlatayım dedikçe dilim tutuldu
Sözlerin yerine gözyaşım aktı
Kimse görmez sandım, yürek burkuldu
Sevgisiz sevgili sessizce baktı
Gözüne bakınca şaşırdım kaldım
Dil ile anlatır insan derdini
Pervane olurken kor yüreğini
Melekmidir cin mi görsen halini
Özüyle sözüyle sevdim güzeli
Tavrıyla hem hali koyar ortaya
Boyuna değilde huyuna baksan
Asilce duruşu gözünde gördüm
Yüreği sararak gönüle aksam
Gözünde saçılan sevdayı gördüm
Ay gibi çıkınca şelvesi yüze
Sevdiğim bak şu gözlerimin içine
Sana hangi gülleri versem de
Sen istemezsin bağdaki bahçedeki gülü de
Altın inci, boncuk, pırlantayı taksam döşüne
Sen takmışsın göğsüne, yedi veren gülü de
Sen gül verdin, sen koç verdin, yeni açan tomurcuk ile
Çok uzaktan selam salsam ellere
Dostlar bilir, hatırlıyor beni de
Şehrime de davet etsem bir kere
Bilen gelir, bilmeyen nasıl bulur
Geçmişi de gelecek te hep gördük
Çıktım seyre Sarıtepe üstüne
Sungurlu da girmiş çukur içine
Gösteremez kendini de bir kere
Ölü toprağı serpilmiş üstüne
Ne çok insan gelmiş geçmiş buradan
Tam kırk gün kırk gece yürüyor çocuklar
Düğüne gitmiyor bu çocuklar.
Bu çocuklar ölümden kaçıyor, ölümden
Ana yok, baba yok
Bacı, kardeş yok yanında
Kuşlar gibi kaçıyor ölümden.
Sevginle sevindim ruhum nurlandı
Sanma ki parlatan güneştir yüzüm
Yüzüme yansıyan gözümün nuru
Dudağı güldüren bir çifttir sözün
Özünden özüme kötü bir lafın
Herkes açmış ağzı, bahseder sevgiden
Hele dinle gör, nasıl devam eder küfürden
Aşkı bilmez, yalan yanlış konuşur sevgiden
Cahilin, sevgisi de aşkı vallahi küfürden
Sevmek den bahsederken dövüyor beni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!