Aynaya bakarken şaşırdı kaldı
Bu benmiyim yoksa kimdir bu dedi
Kendinden korkarak saf gibi baktı
Yediği haltları gelir akĺıma
Boyu büyüyünce sorular sordu
Düşündüm sevenler sıkıldı bizden
Veda zordur gelmiş gitme zamanı
Düşmeden gönülden yürekten dilden
Ayrılma vaktinin şimdi zamanı
Dağları devirip düz ova yapan
Vatanımın koynunda, koyunla kuzu olduk
Yedi düvele karşı, omuz omuza solduk
Ayrılmadık Türkle Kürt, Tatarla, Çerkez olduk
Şahadet şerbetinde, aynı yola baş koyduk
Bırakıp düştü yola, ana bacı eş çocuk
Ay tutulmuş kızıl renge bürünmüş
Utancımdan bakmaz oldum yüzüne
Allıkları her bir yere sürünmüş
Sevincimden bakmaz oldum yüzüne
Elbisesi al'a renkte giyince
Aklıma bin türlü yalan sokarken
Beni benden edip azdıran çoktur
Dertlerle tasayla huzur bozarken
Yalancı eline düşürme Yarab
Yuvamda yurdumda isterim huzur
Azgın nehirleri sana benzettim
Nefes aldırmıyor esen yellerin
Şu gönlümü senin için defnettim
Gül bahçede batar gülsüz dikenin
Çalışmaz ki yürek fırsat veresin
Yüz yıl olmuş salkım saçak bir çınar
Bal veren arılar gökte uçuyor
Bükülmüş beliyle veriyor ayar
Diliyle desteği güle veriyor
Arşın arşın geçti uzun yolları
Çınarın gövdesi geniş oluyor
Kollarını her bir yana salıyor
Yaprakları büyük gölge yapıyor
Babaya benzer kol kanat geriyor
Manevi destek dik tutar atayı
Kederim değilsin, kaderim derim
Derdini çekerken, öf diyen namert
Ben beni, bir seni her gün severim
Ömrümce sırtımda çekmeyen namert
*
Yorsada yolun yönün şu gönlümü
Dağların yükünü sarmış sırtına
Sağa dönse sol yandaki küsüyor
Çalışırken daha bakmaz ardına
Büyük olmak ağa olmak çok zordur
Sabah olur haraç alan dizilir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!