Yol vardır yönü beli, engelsiz nehre benzer
Beyaz bir kağıt gibi, insana çok şey söyler
Bin düşünen akılla, çözmeye yürek ister
Aklın yolu bir diyen, oturup düşünseler
*
Her çığın tehlikesi yürek yakar bilene
Övene bak övene Lut kavmini severmiş
Evlilikte erkeği daha fazla övermiş
Kadınları değil de hep erkeği istermiş
Lanetlenmiş topluma yüreğinde yer vermiş
Helak olmuş toplumun neyine özenirsin
Övülmeye gerek yok dilinde bal olsaydı
Dost dediğin sevenin gönüllere akardı
Bülbül gibi şakıyıp gök kubbeden çıksaydı
Allamei cihanda cümle alem duyar'dı
Söz söylemek Hak'tandır doğruysa bulur değer
Seyrederken dağda yağan şu kar'ı
Gözü dikmiş aval aval bakıyor
Ağzı açık kalmış görünce karı
İçe düşmüş gibi öyle bakıyor
Na mahrem der saklar kendinin karı
Öyle bir feryat etti ki
Yer gök inlerken, korkudan
Kuşlar uçtu, kurtlar dört nala kaçtı
Duymadılar, canım diyen cansızlar
Çekti bir cigara, çaktı çakmağı
*
Öylesine hissettim ki, ben seni
Anlatamam, yürekteki sevincimi
Dizsem de tüm cümleleri
Tarif edemem, gönülden geçen sevgileri
Dillerim değil, gözlerim değil,
Sadece konuşuyor yüreğim
Oynak dilli, gece gündüz kıvırttın
Bir dokundum, hemen bana sırıttın
Kaş altından o bakışı fırlattın
Bir dokundum gözyaşımı akıttın
Güneşli günde kaçtın gözümden
Yüreğimin yanışına
Seyre dalan bire zalim
Beni benden alışına
Zil takıp ta oynar zalim
Gönül düşmüş kara göze
Oy'un içinde oyun var, dik durmayan, eğer boyun
Dinle beni ey uşaklar, sürünüzde çoktur koyun
Bölündüler iki dala, kim kiminle gider yolda
Menfaatler ayrışınca, çatışanlar aynı kolda
Gözleri kararan açar ağzını
Söylenen sözlerin sonu gelmiyor
Körüğe asılan verir gazını
Harlanan ateşle oyun oynuyor
Taraflar saf olmuş nefretle bakar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!