Varsın dursun şu dünya, sensiz olmaz bilesin
Tuttuğumda o eli, isterim ki gülesin
Kimsecikler görmesin, gözaltından süzesin
Yüreğimle tutarken, geçmişi unutursun.
Gece gündüz ışığın, çevresinde dolandım
Ürkütme sakın ola, at ile eşekleri
Her bir yerde yiyorlar, çayırla çimenleri
Sahibi devlet diyen, dolduruyor cepleri
Nasılda palazlanmış, çarıkla gelenleri
Kuzu postu giyenler, kurtların sofrasında
Ustanın kaleminden, tane tane düşenler
Davul zurna önünde, bir de halay çekiyor
Zurnanın son deliğinde, nasılda anlatmış beni
*
Nerden gelir bu dostluk, Nasılda tanır beni
Bir türlü söylemiyor Hayrette bırakır yüreğimi
Halimize baktıkça durup durup ağlarım
Düşmanlar hep saf olmuş üstümüze geliyor
Çaresizlik içinde yüreğimi dağlarım
İnsanlığı öldüren üstümüze geliyor
Yıllardır içlerinde biriktirmiş kinini
Üşüdüm annem, üşüdüm bu yerde
Ne yatak var, ne yorgan şu yerde
Altım beton, yatıyorum o yerde
Kucaklayıp, ısıtsan da be annem
Akşam olur, herkes gider evine
Hazan mevsimine girdik gireli
Sarı yaprak gibi dökülür kirler
Gözlerim güzeli gördüm göreli
Heyecan sararken ellerim titrer
Dünyalık menfaat peşine düşen
Büyük bir kahırla baktı yüzüme
Söyle dedim, sustu, kaş göz oynarken
Heyecanla baktı öyle gözüme
Elleri elimde, dudak titrerken
*
Başını eğerek bir adım attı
Toprak Beni Sever
Toprak beni sever ben ise seni
Suya susak aslan gibi koşarım
Muradım bulmaktır yaşarken seni
Kalpteki sevgiyle dağlar aşarım
Tövbe ettim bir daha
Ele güle bakarsam
Varsın yıkılsın dünya
Yaban güle bakarsam
Taşa basıp düşerken
Toz Pembe yalanlarla kapıldım bir sevdaya
Şimşek gibi çaksam da, yağmurlar yağmayınca
İlim bile kar etmez, başlarım aldatmaya
Gönlümü oyalarım, yürekten olmadıkça
Göz göze gelsem bile, baktığında görmeyen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!