Çıplak hakikat, bir vurdu yüzüme,
İnanmam hayalin, tatlı sözüne;
Perde kapandı, döndüm ben özüme,
Aldanmam, serabın sahte izine.
*
Sağlam basmalı yere, yaş tahtaya,
İsterdi oğlun bir elbise,
Kolay değil bunu yazmak,
Geldin işte hiçlikten,
İki dakikada, on dakika yerine.
Hangi mantıklı akıllının fikir, inanç ve israrıyla,
Uzak düştüm, ormanımın alnından,
O çıtırtı, hâlâ kulaklarımda,
Koptum sanki, en kuruyan dalından,
O çıtırtı, hâlâ kulaklarımda.
*
Eğri bıçkı, çentik atardı çıplak,
Kapladı bu gönlümü, kederle hüzün,
Dilerim yaratandan, bizi korusun,
Geyik yavrusuyum ben, sen ceylan,
Birlikte geçirsek, bu yazı kışı.
*
Karşıki dağların, taşlı yolları,
Ayağa kalkarsın, çivi gibi,
----yıkanıp, taşınınca,
Anlatmak isterim,
----neden yazdığımı, bunları sana,
Yeni bir şey bulmuş gibi,
----sözde bir Çinli uzman sanki,
Gök kubbenin, ateşten çarkı döndü,
Ufuktaki parlak nokta, gömüldü,
Karanlığın, mahzun sultası söndü,
İsmin anmadan, çizerim resmini.
*
Gecenin, parlak gümüş tepsisi,
Çizer o demeyin,
----kendi yönünü,
Biz başlattık,
----bu çarpımı,
Biz başlattık,
----atmaya adımı,
Güvercinler
----gibi
--------durur
------------bulutlar,
Kayaların
----yamaçlarını
Çizildi sınırlar, sürüldü izler,
----uzaktaki ücra nehirle,
Dizildiler gerçek bir sıraya,
----yoksa şimdi, bu da bir yalan mı,
Hiç kavuşulamaz bir erek mi,
----yoksa erişilmez bir hülyanın diyarı mı,
İstiyorlar ki, hep sana eziyet edeyim,
Çoğaltıyorlar kötülükleri, bilerek,
Biriktiriyorum kötü sözleri içimde,
Yüreğime saplanıyorlar, mızrak gibi.
*
Vazgeçmiyorlar bir türlü, hep çoğaltıyorlar dertleri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!