Gösterişçiler, acıyı pazarlıyor Miranda,
Kalpsizlerin suretleri ağlıyor,
Zihnim senin hâlini düşünüyor;
Ötekiler farklı yalanları,
Kader bütün varlıklara.
*
Her yerimde, pür neşeyle coşarım,
Şarkı benim, ritim benim, dans benim.
Bu keyifle, ruhumu da aşarım,
Şarkı benim, ritim benim, dans benim.
*
Düşünceli, durgun duranlara,
Bilinirdi azizler tarafından,
Gıcırdamazdı artık tabutlar,
Islak peçeteler zamazingodan,
Bir fahişeyi ağlatmaya yeter tükürüğü.
Zevk almak senin elinde,
Her yüce dağın, bir uçurumu var,
Düşmem diyenler, hep ayağa baksın.
Zirvede rüzgarlar, sertçe uğuldar,
Kibiri kuşanan, toprağa baksın.
*
Eski sarayların, tozlu rafları,
Kibrin şatafatlı kuleleri,
Sinsi akreplerin inleri,
Bir avuç şanslıya panzehir.
*
Ter döktü hiciv ustası o çukurda.
*
Eğilmiştin yine,
----her nefes alışımda,
Geçerken, her bir defasında,
----tel örgülerden bile,
Sınır nöbetlerinde şimdi,
----uzaklaşıyor yokluğun,
Kıldık mevzumuzu,
----olan varlıkta,
Nasıl beyan edeyim,
----ben bunu sana?
Anlamsız yaşantım,
----sen yanımda olmayınca,
Güllük
----gülistanlık
--------olsa
------------da,
----------------dışarıda
--------------------her
Aldanmış âlim, o söze,
Asıl sandığı surete.
Gizlenmiş bir de yanlışa,
Uğramış derin hayrete.
*
Bir mecnun ki, şu baş kâtip,
Temmuz sıcağında, güneş kavurur,
Kazma kürek ile, toprak savurur,
Alnımdan süzülen, tuzu kurutur,
Zahmet nedir, emek nedir, kim anlar?
*
Ufacık taneler, saçılsın düze,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!