Biz bu dünyanın hür çocuklarıyız kardeşim,
sen başka bir limandan açıldın denize,
ben başka bir kıyının sabahında.
Aramıza dağlar girdi,
şehirler girdi,
yıllar girdi bazen.
Ama ne çıkar?
Aynı dünyanın göğü altında
aynı rüzgâr değiyor yüzümüze.
Sen kendi okyanusunda
dev dalgalarla boğuşuyorsun,
ben kendi sularımda
bilinmeyene kürek çekiyorum.
Her insan biraz kendi denizidir çünkü,
biraz fırtına,
biraz sessizlik,
biraz da derinlerde saklanan sır.
Geceler oluyor,
bir yıldızın altında durup
kendi yüreğimizi dinliyoruz.
Günler oluyor,
rüzgâra karşı yürüyor,
yenilmiyor,
yeniden başlıyoruz.
Ve ben biliyorum kardeşim,
dünya yuvarlaktır.
Yollar vardır,
inatçı ve sabırlı yollar.
Uzaklaşır gibi görünürler önce,
sonra hiç beklenmedik bir yerde
el ele verirler.
Bir gün,
ufkun ince mavi çizgisinde
senin yelkenin görünecek.
Ben uzaktan tanıyacağım seni.
İki ayrı yolculuk,
iki ayrı yalnızlık,
aynı rüzgârın içinde
yan yana gelecek o gün.
İşte o vakit anlayacağız:
insanı ayakta tutan şeyin
yalnız ekmek olmadığını,
bir dost sesi,
bir şiir dizesi,
bir düş,
ve yürekte sessizce büyüyen
tertemiz bir kardeşlik olduğunu.
Belki de bütün bu uzun yolculukların,
bütün bu ayrılıkların,
bütün bu bekleyişlerin
en gerçek sebebi budur kardeşim:
bir gün karşılaşmak,
ve birbirimizi tanımak.
Kayıt Tarihi : 15.06.2026 19:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!