Karanlık Kuşkular Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4281

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Karanlık Kuşkular

Koyu kızıl olurdu akşam ezanları yeteneklerimizde,
Lodosların donmuş izleri diye, seslenirlerdi bize,
Geceleri çöle inen ayazda donan, bitkilerdik biz,
Yüzümüzdeki hararetten, dal dal kızıllık süzüyorlar.
*
Durup dururken, derin düşünceler kaplar içimi ansızın,
Girer kalbime, o eski günlerin keskin kılıcı amansızca,
Sayıyorum ölçüyorum lakin denk gelmiyor, bozuk teraziler,
Kocadım eksildim dostlar, kader sadece donduran bir ay zira.
*
Bozkıra can katardı maharetimiz, şen sabah ezanlarında,
Buzul kışların öfkesi diye, anlatılırdık hep durmadan,
Yakan güneşte kuruyan toprakların, solmayan ekinleriyiz biz,
Bolca aydınlık taşıyacağız, güneşten inen o neşelerden.
*
Anlaşılmaz derin kaygılar sarar, uçarı aklımı ansızın,
Eski çağların merhametten yoksun sivri oku, vurur sineme,
Tartıyorum biçiyorum, fakat katiyen dengelenmiyor mizan,
Kocadım, sert kışın buz kesen nefesidir yaşamak bana zira.
*
Boz sarıya çalardı, sabahların ezan sesleri emeklerimizde,
Kış aylarının, keskin ayazları diye seslenirdiler bizlere,
Sıcaktan kavrulan arazilerin, solmayan güzel gülleriyiz biz,
Kucak kucak aydınlık yayacağız, tebessüme dolan huzurdan.
*
Çözülemeyen karanlık kuşkular kuşatır beynimi aniden,
Eski yılların sivri kılıcını batırır kalbime durmadan,
Bakıyorum sayıyorum, lakin katiyen eşitlenmiyor mizan,
Yıprandım, sert kışın donduran soluğudur yaşamak bana zira.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 25.03.2026 21:55:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!