Gine yaz bahar ayları erişdi
Eski derdim yenisine karışdı
Sılada sevdiğim aklıma düşdü
Yol ver dağlar yol ver sılama gideyim
Eğlen turnam eğlen ben de varayım
Yüce dağ başında duran güzeller
Ne parlaşırsınız kar gibi gibi
Sizin sevdanıza düştüm düşeli
Yanıyor yüreğim kor gibi gibi
Ak eline al kınalar yakarsın
Yüce dağda pınar olsan
Akarak yanıma gelsen
Susarırsam susuz ölsem
İçmem yarim şimden kelli
Yüce dağın karı olsan
Yüce dağlar benim bir sualim var
Hani size konup göçen ilimiz
Arap ata binip cirit atanlar
Görünmüyor gözü kanlı delimiz
Öterse de bozgun öter bağlama
Yüce dağların başında
Birim birim duman şimdi
Sevişmesi hoştur amma
Ayrılması yaman şimdi
Neler ettin behey felek
Yaylalar şirin yaylalar
Sizde söner yanık sevdalar
Size derim garip turnalar
Yurt ilinden haber var mı
Çakır kaya sana yaslandım
Yaz gelip de beş ayları doğunca
Ol çayların kenarını sel alır
İki güzel bir araya gelince
Oğlan kıza nergis verir gül alır
Som gümüşten daha aktır bileğin
Yaz gelip de beş ayları doğuşun
Kuru çayın kenarını sel alır
İki gönül birbirini buluşun
Kız oğlana nergis verir gül olur
Arılar da konar gider pürene
Ezel bahar yaz ayları gelende
Kızıl gülün yaprağını sel alır
Lale sümbül mor menemşe zamanı
Oğlan kıza çiçek verir gül alır
Derya kenarında kaldı keleğim
Yar elinden ben bir dolu içmişim
Deli eder sarhoş eder benk eder
Genç yaşında taze civan sevmeyen
Dünyasından hayvan gelir bön gider
Taşra çıkma yavrum yakar gün seni
karacaoğlan gibi biri sanmıyorum ki bu dünyaya gelsin. şiirleri akla hayale sığmayacak kelimelerle dolu.. mekanı cennet olsun inşaallah....
Halk türküleri bambaşka..
Karacaoğlan Efsanesi
Asıl adı Hasan’mış. Daha bir yaşına basmadan anadan öksüz kalmış. Beş yaşına varmadan da babası Kara İlyas, Kozan derebeyi tarafından askere alınmış. Bir daha da dönmemiş. Böylece küçük Hasan ortalıkta kalakalmış! Anasının “Karaca” diye sevip doyamadığı Hasan’a köyden Ser ...