Bir çift güzel geçti bağlardan ağrı
Daramış zülfünü vermiş tımarı
Ak göğsün arası zemzem pınarı
İçsem öldürürler içmesem öldüm
Başına vurunmuş kadife fesi
Bir çift keklik gördüm sıra çekilmiş
Eşinden ayrılmaz seker ikisi
Taramış zülfünü gerdana dökmüş
İnci ile mercan dizer ikisi
Birini benzettim yavru şahine
Bir çift turna uçurdum Yozgat dağından
İzin aldım ağasından beyinden
Başı pörkenekli Çavuş köyünden
Erzurum çölüne konun turnalar
Ne çok olur Erzurum'un ağası beyi
Bire ağlar bire beyler
Ölmeden bir dem sürelim
Gözümüze kara toprak
Girmeden bir dem sürelim
Aman ey Allah'ım aman
Bir gülceğiz istedim de vermedi
Çocuk kadar hatırımı görmedi
Bilmem garip sandı yoksa bilmedi
Kalsın sana top zülüfü burmalı
Evinizin önü çevre ağıl mı
Bir gün bir dilberi ettim temaşa
Sünbül saçın sırma tele uydurmuş
Kesmiş kakülünü dökmüş eğnine
Şirin şirin dudu dile uydurmuş
Felekte bir güzel çıkmaz dengine
Gökyüzünde yeşil yaprak
Yere düşer ırak ırak
Basdığımız kara toprak
Usul boydan aşar bir gün
Bulut gökden şişesidir
Bir güzelin mecnunuyum efendim
Hasretinden dertli sinem dağlıdır
Ne gündüzüm gündüz ne gecem gece
Benim gönlüm şu güzele bağlıdır
Yanaklar dopdolu imiş gül ilen
Çeşit çeşit bağlamışsın başını
Uydurmuşsun zülfe hilal kaşını
Korkarım ki bulamamışsın eşini
Zülfü gerdanına turmalı gelin
Ben seni severim ne heves ile
Burcu burcu kokar durur
Mut’un gülleri gülleri
Bülbül gibi şakır durur
Tatlı dilleri dilleri
Gurbet ele varmak gerek
karacaoğlan gibi biri sanmıyorum ki bu dünyaya gelsin. şiirleri akla hayale sığmayacak kelimelerle dolu.. mekanı cennet olsun inşaallah....
Halk türküleri bambaşka..
Karacaoğlan Efsanesi
Asıl adı Hasan’mış. Daha bir yaşına basmadan anadan öksüz kalmış. Beş yaşına varmadan da babası Kara İlyas, Kozan derebeyi tarafından askere alınmış. Bir daha da dönmemiş. Böylece küçük Hasan ortalıkta kalakalmış! Anasının “Karaca” diye sevip doyamadığı Hasan’a köyden Ser ...