Aydın kazasında Turgut ilinden
Aradım evlerin buldum gezerek
Sırma karıştırmış sünbül saçına
Döküp gider dal boyuna düzerek
Hezeli de deli gönlüm hezeli
Aynasını almış da başın bağlar
Günde üç beş kere zülfünü yağlar
Cihanlar elinden bütün zar ağlar
Cihanı ataşa yakar bu gelin
Bir güzel gördüm de şavkları parlar
Ayrılığın firkatinde
Dağ iniler taş iniler
Ah ettikçe şu gözümden
Kan dökülür yaş iniler
Ayrılık olmaz beylerde
Azrail gelmiş de yarim almağa
Ya ben kimler ile kalayım kalan
Artırdılar fırkatımı zarımı
Bağrımı yerlere süreyim kalan
Gide gide hep yollarım düz oldu
Bağlandı yollarım, kaldım çaresiz
Gayrı dünya bana aralandı, gel
Derildi dertlerim, artsız arasız
Üst üste dizildi, sıralandı gel
Yârı görse idim haftada, ayda
Baharın geldiğini neden bilelim
Bir gül bitmiş yapracığı düzgündür
Esen saba zülüfünden tel alır
Deli gönlüm bir yörüğe vurgundur
Dostumun yaylası derler bu dağı
Baharın olduğu neden bellidir
Boz bulanık akar dolu dereler
Sen de bencileyin yardan m'ayrıldın
Gene yenilendi eski yaralar
Ferhad derler şu dağları delene
Ark altında su doldurur
Eteğini yel kaldırır
Karşıki evin kızları
Bakışı adam öldürür
Kır at gelir hecin gibi
Arkasına geymiş basma
Salınır karşımda yosma
Topak boylu ak göbelek
Sana uyar var mı yoksa
Sevdiğimin kısa boyu
Altıma serdi de ipekten halı
Önüme koydu da kaymağı balı
Seni seven yiğit neylesin malı
İnce belli şal kuşaklı bir gelin
Hocasına vardım dersini okur




-
Adem Bilmez
-
Dilara Parlak
-
Aşık Alemi
Tüm Yorumlarkaracaoğlan gibi biri sanmıyorum ki bu dünyaya gelsin. şiirleri akla hayale sığmayacak kelimelerle dolu.. mekanı cennet olsun inşaallah....
Halk türküleri bambaşka..
Karacaoğlan Efsanesi
Asıl adı Hasan’mış. Daha bir yaşına basmadan anadan öksüz kalmış. Beş yaşına varmadan da babası Kara İlyas, Kozan derebeyi tarafından askere alınmış. Bir daha da dönmemiş. Böylece küçük Hasan ortalıkta kalakalmış! Anasının “Karaca” diye sevip doyamadığı Hasan’a köyden Ser ...