Karacaoğlan Şiirleri - Şair Karacaoğlan

Karacaoğlan

Aydın kazasında Turgut ilinden
Aradım evlerin buldum gezerek
Sırma karıştırmış sünbül saçına
Döküp gider dal boyuna düzerek

Hezeli de deli gönlüm hezeli

Devamını Oku
Karacaoğlan

Aynasını almış da başın bağlar
Günde üç beş kere zülfünü yağlar
Cihanlar elinden bütün zar ağlar
Cihanı ataşa yakar bu gelin

Bir güzel gördüm de şavkları parlar

Devamını Oku
Karacaoğlan

Ayrılığın firkatinde
Dağ iniler taş iniler
Ah ettikçe şu gözümden
Kan dökülür yaş iniler

Ayrılık olmaz beylerde

Devamını Oku
Karacaoğlan

Azrail gelmiş de yarim almağa
Ya ben kimler ile kalayım kalan
Artırdılar fırkatımı zarımı
Bağrımı yerlere süreyim kalan

Gide gide hep yollarım düz oldu

Devamını Oku
Karacaoğlan

Bağlandı yollarım, kaldım çaresiz
Gayrı dünya bana aralandı, gel
Derildi dertlerim, artsız arasız
Üst üste dizildi, sıralandı gel

Yârı görse idim haftada, ayda

Devamını Oku
Karacaoğlan

Baharın geldiğini neden bilelim
Bir gül bitmiş yapracığı düzgündür
Esen saba zülüfünden tel alır
Deli gönlüm bir yörüğe vurgundur

Dostumun yaylası derler bu dağı

Devamını Oku
Karacaoğlan

Baharın olduğu neden bellidir
Boz bulanık akar dolu dereler
Sen de bencileyin yardan m'ayrıldın
Gene yenilendi eski yaralar

Ferhad derler şu dağları delene

Devamını Oku
Karacaoğlan

Ark altında su doldurur
Eteğini yel kaldırır
Karşıki evin kızları
Bakışı adam öldürür

Kır at gelir hecin gibi

Devamını Oku
Karacaoğlan

Arkasına geymiş basma
Salınır karşımda yosma
Topak boylu ak göbelek
Sana uyar var mı yoksa

Sevdiğimin kısa boyu

Devamını Oku
Karacaoğlan

Altıma serdi de ipekten halı
Önüme koydu da kaymağı balı
Seni seven yiğit neylesin malı
İnce belli şal kuşaklı bir gelin

Hocasına vardım dersini okur

Devamını Oku