Hey ağalar ben bir hayrette kaldım
Tanrı'nın ödüncü verilmez oldu
Olanca malımı döksem mezada
Erenler yanında bilinmez oldu
Ustalar yapıyı tersine yapar
Hey ağalar ben hocama danıştım
Arzuhalim yare sunsam kan olmaz
Gece gündüz bu aşk ile yanarım
Halin nedir diye bir soran olmaz
Sevdiğim sözlerin canıma bestir
Hey ağalar bir onulmaz derdim var
Olur olmaz yare açamıyorum
Bir yar için çıktım gurbet illere
Terk edip sılaya geçemiyorum
Ay mıdır gün müdür cihanı tutan
Hey ağalar gelin seyran edelim
Gövel ördek gölden uçtu sabahtan
Al geyinmiş de çiçekler sokunmuş
Doğan güneş gibi doğdu sabahtan
Şu yavrunun annacında durulmaz
Hey ağalar kış m'olacak
Dağlar dumanlı dumanlı
Bu gün yardan haber geldi
Gönlüm gümanlı gümanlı
Ben seni severim çoktan
Hey ala gözler sevdiğim dilber
Nesinden bellidir hası dilberin
Eğer arif isen bir gül ver bana
Yiğidi del'eden nesi dilberin
Berat göndermişler dağı kesmeye
Hezaran köprüden geçdim
Acı tatlı suyun içdim
Ne sevdim ne de vazgeçdim
Var alemi dolan dilber
Aman esmer
Sor sana cevap vereyim
Dahi namaz sorar mısın
Yanan ocaktaki oddur
Bilmeyene yavuz derttir
Sabah namazı da dörttür
Hocasına vardım sabahın okur
Dostun bahçesinde bülbüller şakır
Ne İstanbul gerek ne Diyarbekir
Sılam seni terk edeyim bir zaman
Arap atım mı var benim eğlenem
Huri melek misin gökten mi indin
Ben melek görmedim senden ziyade
Eski sevdiğimden vazgeldim ise
Yeniyle sevdiğim andan ziyade
Kara bağrım ezdin ne salınırsın
karacaoğlan gibi biri sanmıyorum ki bu dünyaya gelsin. şiirleri akla hayale sığmayacak kelimelerle dolu.. mekanı cennet olsun inşaallah....
Halk türküleri bambaşka..
Karacaoğlan Efsanesi
Asıl adı Hasan’mış. Daha bir yaşına basmadan anadan öksüz kalmış. Beş yaşına varmadan da babası Kara İlyas, Kozan derebeyi tarafından askere alınmış. Bir daha da dönmemiş. Böylece küçük Hasan ortalıkta kalakalmış! Anasının “Karaca” diye sevip doyamadığı Hasan’a köyden Ser ...