Gel de dostum bahçesinde gezelim
Kimler karşısına geldi bir gelin
Aman gelin dedim ben de ağlarım
Gözümün yaşını sildi bir gelin
Sarıldı boynuma ağlama deyi
Gel deyi deyi de getirdin beni
Bana kar eyliyor kaşın sürmeli
Öksüz gibi boyuncuğum bükerim
Hoşuna mı gitti işin sürmeli
Yaz baharın suyu gibi bulandım
Ala gözlerini sevdiğim dilber
Göster cemalini görmeğe geldim
Şeftalini derde derman dediler
Gerçek mi sevdiğim sormaya geldim
Gündüz hayallerim gece düşlerim
Gel gönül gurbete gitme
Ya gelinir ya gelinmez
Her güzele meyil verme
Ya sevilir ya sevilmez
Şam-ı şereftir zatımız
Gel gözlerin öpeyim gel
Ben aşıkım yalan değil
Kaçma benden başın için
Ağlar gözüm güller değil
Bizde dilber bade içer
Yüksek yüksek uçan güzel turnalar
Aman Bağdat size Hasan geldi mi
Yeşil yeşil turnalara karışmış
Yoklayın aranıza Hasan geldi mi
Hünkarın önünde giden solaklar
Hasta düştüm hey ağalar
Halim bilmez dağlar şimdi
Düşman gibi dost karşımda
Zülüflerin bağlar şimdi
Etmedim ahd ü zamanı
Hasta oldum odalarda yatarım
Beylere göçecek zaman da geldi
Tutuştu bir uçtan yandı evleri
Bürüdü dağları duman da geldi
Yaz gelir de Arab atlar yarışır
Havada döner kumru kazlar
Acap yayla açıldı mı
Çıktı m'ola gelin kızlar
Dağlara düzen saçıldı mı
Sarı çiğdem durur divana
Havalanma deli gönül düşersin
Aşıklarda kibir olmaz can olur
Bu illeri sen de görsen şaşarsın
Güzellerde nice nazlar şan olur
Geze geze şu bağrımı pişirdim
karacaoğlan gibi biri sanmıyorum ki bu dünyaya gelsin. şiirleri akla hayale sığmayacak kelimelerle dolu.. mekanı cennet olsun inşaallah....
Halk türküleri bambaşka..
Karacaoğlan Efsanesi
Asıl adı Hasan’mış. Daha bir yaşına basmadan anadan öksüz kalmış. Beş yaşına varmadan da babası Kara İlyas, Kozan derebeyi tarafından askere alınmış. Bir daha da dönmemiş. Böylece küçük Hasan ortalıkta kalakalmış! Anasının “Karaca” diye sevip doyamadığı Hasan’a köyden Ser ...