Derd-ü gamın ile geçti yaz bahar
Yare bir bergüzar verilmez oldu
Zalım engel geldi girdi araya
Iradı yollarım varılmaz oldu
Cüda bülbül garip garip ötüyor
Derilmiş güzeller sohbet ederken
Bir dalga geldi gene gönül bulandı
Birisi çenberini aldı yüzünden
Şavkı düştü gene didem sulandı
Havalandı gönül ne yüksek uçtu
Bir güzele selam verdim
Selam almaz gülüp durur
Dedim yavrum sarılalım
Sen bilirsin deyip durur
Evlerinin önü harman
Dilber alemde aşk odu
Nicolur göresin kalan
Terkedesin adı sanı
Yerlere çalasın kalan
Yürüyesin hadden aşup
Aşıklar nam ister lebin balından
Aç bir kapı göster dehane dilber
Sarsam usul boyun emsem lebinden
Döner deli gönül şahan'a dilber
Ben bir bezirgan'ım oldum esiri
Ben bir bezirganım sen de bir yesir
Bahanı ödemez Hind ile Mısır
Verdim yedi bini kaldı mı kusur
Bahaya alanı daha ne dilber
Güzelim kimin aşkına alıksın
Acem ellerinden misafir geldim
Yol bilmenem sunam nerden gideyim
Şöyle bir yol elinize uğradım
Dilber Kerem eyle konuk al beni
Dolandım dağları bu yere düştüm
Dinle imdi bir nasihat edeyim
Kullar muhannete muhtaç olmasın
Doğru yolu koyup sarpa gideyim
Sevdiğim gönlüne gamlar gelmesin
Niderler de insan oğlu niderler
Dinlen ağalar birim birim söyleyim
Ak yar ile muhabbetim düzgündür
Değmiş m'ola bir kötünün elleri
Ak göğsünün düğmeleri çözgündür
Niçin bir gider bir döner bakarsın
Dinle sana bir nasihat edeyim
Hatırdan, gönülden geçici olma
Yiğidin başına bir iş gelince
Anı yad ellere açıcı olma
Mecliste ârif ol kelâmı dinle
karacaoğlan gibi biri sanmıyorum ki bu dünyaya gelsin. şiirleri akla hayale sığmayacak kelimelerle dolu.. mekanı cennet olsun inşaallah....
Halk türküleri bambaşka..
Karacaoğlan Efsanesi
Asıl adı Hasan’mış. Daha bir yaşına basmadan anadan öksüz kalmış. Beş yaşına varmadan da babası Kara İlyas, Kozan derebeyi tarafından askere alınmış. Bir daha da dönmemiş. Böylece küçük Hasan ortalıkta kalakalmış! Anasının “Karaca” diye sevip doyamadığı Hasan’a köyden Ser ...