Kaptana Son Telgraf
ceketinin gizli astarında
kendi gölgesini saklayanlar bilir
insanın insandan firar ettiği
o en mağrur boylamı.
her bakış mahşer kalabalığında
zehirli bir jilet kesiği,
her merhaba nicedir
ruhun kuyusundan ödenen
ağır bir diyet.
en iyisi rayları küflü istasyonları
söküp atmak aklından büsbütün,
gözlerini bulutlara devirip
insanı içinden düşürmek.
kaybolmak diyorum kaptan,
pasaportsuz ve dilsiz.
kendi dehlizlerinde el yordamıyla
bir mum alevi aramak...
çünkü dışarısı fiyakalı bir yalan,
rengi solmuş bir panayır yeri.
sen ki kendi uçurumunda açan
o tek yabani çiçeksin;
çekil intihar süslü caddelerden.
bir de o anlatmak belası,
dudaklarında küllenen kelimeler...
hepsini tek bir kibritle ateşe ver,
dumanı bile tütmesin göğe.
kimseye hiçbir şeyi anlatmamayı
anayasa gibi mühürle kalbine.
sevinçlerini söylesen
gözlerinde zehirli ısırgan otları,
hüznünü açsan
pazar yerlerinden kalma ucuz bir acıma...
en iyisi mi kaptan,
susmayı şerefli bir pardösü gibi
giymek üzerine büsbütün.
insan dediğin nedir ki
darmadağın takvim yapraklarında?
elbette dizlerin kanayacak
o dumanlı köşe başlarında.
fakat en büyük cinayet,
en fiyakalı şafaklarını
kör bir kuyuya bağışlamaktır.
sen gitmişsin o karanlık omuzlara
güneşin korundan hırkalar getirmişsin.
yanlış tezgâhta ucuza harcanan
o saf ipeklerin hesabı verilmez.
kirpiklerini kazı artık
yabancı vitrinlerin puslu camlarından.
perdelerini çek, kapını kilitle,
o muazzam sessizliğe imzanı at.
sen sana yetersin kaptan,
bırak dünya kendi gürültüsünde boğulsun...
Murat Ozan Avcı
Murat Avcı OzanKayıt Tarihi : 1.07.2026 10:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
ceketinin gizli astarında kendi gölgesini saklayanlar bilir insanın insandan firar ettiği o en mağrur boylamı.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!