ceketimin düğmeleri bağlı kapınızı çaldığımda amirim
biraz önce kaleme aldığım şikayet dilekçemi sakladım
maun kaplama ağaç masanın ardında,
__________________tatlı gülüşünüz yumuşattı beni
oturduğumda deri kaplama koltuğa,
Senin için, diyarı terk ettim.
Yük vurdum sırtıma, kaçtım!
Ah çektim, kader yazdım;
Diz çöktüm aleme, yalvardım!
Derdest ettim dünyamı, dolaştım.
güne bakan ayçiçekleri
büker boyunlarını
sen ağlarken
yeşermiş yaprakları dökülür
ve
kurutur köklerini
“Bırakıyorum yapsınlar, bırakıyorum geçsinler”!
Canları nasıl isterse, öyle davransınlar..
Aklıma gelen her türlü ilişkide,
aramaktan bıktım artık özgür bir irade.
Hak ve özgürlüklerimi teslim ediyorum,
ömrümü vakfettim bir tek sözüne
canıma kahrettim acı diline
soyuna küfrettim namert köküne
arkadan konuşan dost olmaz bana
kara saban sürdüm ak saçlarıma
bulamadım gönlümün sahibini
________________uğruna ölesiye sevemedim
sevdalandım sevgiliye ve aşka
olamadım bir güzele kul köle...
bir değil hem de iki kere
Hani onun göz yaşlarını silmek için
Babası olmayan öksüzün sevgisini.
Ellerini iki yanağına koyup da
Gözlerini topraktan ayırmayan
Basını kaldırıp karlı dağlara;
karar verilmiş, bekleniyor son duruşma
anam ağlıyor, acının kalbine oturuşuna.
seni doğurdum, şahit oldum yanışına.
hem sana ağlar içim, hem de sebep oluşuma..
Asarlar seni, acı koymuş adını, adı cellat.
Daha yolun başındayım.
Henüz doğmamış çocuklarım
ve yazılmayı bekleyen,
şiirlerim var!
Ucu açılmamış kurşunkalemim
bir akşam getir bana,
_________________ellerinle ısıttığın..
henüz batmasın güneş
zifiri karanlığa bulanmasın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!