rengarenk balonların uçuştuğu gri bulutlar arasında
ağlamaklı bir çocuğun kara seçimi oldun umarsızca
doğunun dokunuşuyla savruldu hırpalanmış hayalleri
çarpa çarpa yerleşti tükenmek bilmeyen simsiyah bahta..
el sallıyordu gölgesi, el sallıyordu beklemediği yarınlara
sana özel mesajlarım vardı
dileklerim!
heyecanla sakladığım sevinçlerim
kucak dolusu bakışlarım vardı
güneşin ardından koşup giden derin umudum vardı
Birden sen geldin aklıma!
Aldattığın sahne canlandı gözümde.
Sinsice, acımasızca gülümsüyordun.
Ahlaksız temaşayla hayırsız bedeninde..
Bir an öyle kaldım.
Kibarlığın takısımıydı bilemem ama,
Kişiliğimin takıntısı haline gelmişti:
“Z” paranoyası..
Çoğul yaklaşımı da çağrıştırıyordu,
Tekil olarak hareketlenmiş, hakaretlerinde..
Ay yeni doğmuştu
karşımızda duran tepenin ardından
ışıkları yansıyordu akşama
gözlerim gözlerinde
gönlüme doğuyordu
Yeri geldi sözün, aradım taŞı.
Hasmıma öğrettim, minderde tuŞu.
Yanımda yakılan, kuruyu yaŞı.
Dik duran önder bir, baŞı aradım.
Peşin sıra koştum, oldum taZı
Kendi ayıbını örtmeye
çalıştığının farkındayım.
Böyle tehditlerle
bir yere varamayacağını
sende biliyorsun.
Gereksiz laf ebeliği
Sabahları
İlk önce o karşılar.
Henüz yatmamıştırt
daha erkendir.
Gecenin bereketinden kalan
Yolları en iyi o bilir.
geçmiştir defalarca.
Yönünü kaybedenlerin,
danışmanıdır biraz da!
Ahmet bey sekizde bekler,
Meral hanım ise
Kırmızıyı yeşil zannedip
geçer.
yeşili ise kırmızı!
Yol üstünlüğ ona aittir.
Tanımaz polsis, ambulansı.
Özellikle dikkat eder




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!